altın

altar

İng altar sunak, üzerinde kurban kesilen yüksek masa Lat altare «yüksek yer», a.a. Lat altus yüksek +ari°

alternatif

Fr alternatif İng alternative 1. sırayla değişen, 2. seçenek, almaşık Lat alternare [den.] sırayla değişmek, biri öbürü olmak +(t)iv° Lat alter, alternus öbür, öteki, başka << HAvr *h₂él-tero-s (*ál-tero-s) [kıy.] a.a. HAvr *h₂el- (*al-) öte, başka

alternatör

Fr alternateur alternatif akım üreten cihaz Fr alterner +(t)or

altes

Fr altesse prens rütbesindeki kişilere hitap şekli İt altezza yükseklik, yücelik İt alto yüksek

altı

<< ETü altı 6

altın

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
altun kümiş kergeksiz kelürdi [eksiksiz altın ve gümüş getirdi]

<< ETü altūn a.a. ≈ Moğ altan a.a.

Not: ETü al "renkli, alaca" sözcüğüyle alakalı olduğu düşünülebilir.

Benzer sözcükler: altın çağ, altın top, altınbaş


05.03.2020
altimetre

Fr altimètre yükseklik ölçme cihazı § Lat altus yüksek EYun métron μέτρον zölçü

altmış

<< ETü altmış 60 ETü altı +mIş

alto

İt alto 1. yüksek, 2. müzikte yüksek perdeden erkek sesi, tenor (esk.), 3. pes perdeden kadın sesi (16. yy), buna eşdeğer perde << Lat altus [pp.] boy atmış, yüksek Lat alescere büyümek, yetişmek, beslenmek +()t° HAvr *h₂él- (*ál-) (bitki veya canlı) yetişmek, büyümek, boy atmak

altruizm

İng altruism diğerkâmlık, başkasını gözetme, bencillik zıddı Fr altruisme a.a. (İlk kullanım: 1852 Auguste Comte, Fr. filozof.) Fr autrui (hukukta) üçüncü kişi, başkası +ism° Lat alteri huic bu başkasına Lat alter başka

alüminyum

YLat aluminium bir metal (İlk kullanım: 1808 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı.) Lat alumen şap +ium