alayiş

alarm

Fr alarme silaha çağrı [14. yy], her çeşit ikaz sinyali [17. yy] İt all' arme silahlara! İt à+ arma silah

alaşım

<? YTü *alaş- +Im

alaturka

İt alla turca Türk gibi, Türk usulü öz à+ Turco Türk

alavere dalavere

TTü ala vere

alay

<< OYun alágion αλάγιον zlejyonu oluşturan askeri birliklerin her biri Lat ala 1. kanat, 2. legio'dan küçük askeri birim, alay << ALat *axla koltuk, kürek kemiği

alayiş

"bulaşma" [ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
ko nefsi bakma sen ārāyişine / göŋül virme anuŋ ālāyişine "... haşmet, tantana" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ālāyiş: (...) ārāyiş yerine, haşmet, tantana, ziynet manasına istimali pek galat olur.

Fa ālāyiş آلايش zbulaşma, bulaşıklık, yozlaşma Fa ālūdan, ālāy- آلودن, آلاى zbulaşmak +iş

Not: Güncel kullanımda arayiş "haşmet, süslülük" kastedilir.


28.07.2015
alaz

≈ TTü yalabız/yalaz alev, parıltı

alazalik

Ar ˁalā ḏāliki عَلَى ذٰلك zbunun üzerine, bu yüzden

albatros

Fr albatros bir tür deniz kuşu Port alcatraz balıkçıl kuşu, pelikan ~? Ar al-ġaṭṭās الغطّاس z [#ġṭs faˁˁāl mesl.] dalgıç

albay

TTü alay beyi

albeni

<< TTü al beni