al|mak

akvam

Ar aḳwām أقوم z [#ḳwm afˁāl çoğ.] kavimler, uluslar Ar ḳawm قَوْم z [t.] kavim

akvarel

Fr aquarelle suluboya İt acquarella a.a. İt acqua su

akvaryum

YLat aquarium [n.] su canlılarının yaşatıldığı yapay ortam (İlk kullanım: 1850 Philip Gosse, İng. ornitolog.) Lat aquarius su kabı, su deposu Lat aqua su +ari°

akya

~? Yun

al

<< ETü āl 3. renk, boya, özellikle kızıl renk, 2. (mec.) göz boyama, hile

al|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
tilig sabıġ alı olur [dilini sözünü tutup otur] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
alımlü: Capax [kapasiteli] (...) alış viriş: Commercio (...) alıkomak: Retinere. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
alacaklı: dāin. (...) soğuk almak: üşümek

<< ETü al- tutmak, elde etmek, alt etmek, yenmek

Benzer sözcükler: alabildiğine, alacak, alacaklı, alaşağı, algınlık, alıcı, alıkoymak, alım, alımkâr, alımlı, alıntı, alıntılamak, alışveriş, alkım, almamazlık, alsatçı, soğuk algınlığı


19.01.2019
ala

<< ETü ala renkli, karışık veya belirsiz renkli, benekli ≈ ETü al renkli

âlâ

Ar aˁlā أَعْلََى z [#ˁlw afˁal kıy.] daha yüksek, daha iyi, üstün Ar ˁāli عالٍ zyüksek, üstün

alabalık
alabanda

İt alla banda gemicilikte dümeni sağa veya sola sonuna kadar kırma İt à+ banda yan, taraf

alabora

İt *alla bora <? İt bora kuzey/kuzeydoğu rüzgârı, sert hava EYun boreás βορεάς za.a.