alış|mak

algoritma

Fransızca algorithme "matematikte bir problemi çözmek için uygulanan prosedürler dizisi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Fransızca algorisme "Arap sayılarıyla aritmetik işlem yapma yöntemi [esk.]" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Arapça al-χʷarizmī الخورزمى z "İslam matematikçisi Harezmi (9. yy)" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük χʷarizm "Orta Asya'da bir ülke, Harezm" özel adından türetilmiştir.

alıç

Farsça ālūça آلوچه z "dağ eriği, cratageus" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça ālū آلو z "erik cinsi meyvelerin genel adı" sözcüğünün küçültme halidir. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen alūk sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Eski Türkçe aynı anlama gelen erük sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

alık

Türkiye Türkçesi aluk veya alnuk "aciz, gafil" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi al- "yenmek, galebe etmek" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

alın

Eski Türkçe alın "başın ön üst kısmı" sözcüğünden evrilmiştir.

alın|mak

Eski Türkçe alın- "kendine almak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe al- fiilinden Eski Türkçe +In- ekiyle türetilmiştir.

alış|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: "beraber almak" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol maŋa alım alışdı [[o bana alacağımı almakta veya başka bir işte yardım etti]] Kıpçakça: "... alıp satmak" [ Codex Cumanicus, 1303]
cambium [alışveriş] - Fa - daksur - Tr: alisturmak (...) mutuatio [yardımlaşma] - Fa: digargû - Tr: alsturmak Türkiye Türkçesi: "... ünsiyet edinmek" [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., 1390 yılından önce]
Ey kar ile oda barışıklık ve alışıklık [ünsiyet] viren taŋrı, yokaru sālih kulların arasına alışıklık ve barışıklık virgil.

Köken

Eski Türkçe alış- "birlikte almak, alıp vermek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe al- "almak, edinmek" fiilinden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için al- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Anlam evrimi için karş. Latince habitus "edinilen şey" > "müktesebat, alışkanlık"; ayrıca Latince suescere "benimsemek, almak" > consuescere "alışmak". ETü alık "alışkanlık, huy" (Kut) sözcüğü aynı anlam ilişkisine işaret eder.

Benzer sözcükler

alışık, alışılmak, alışılagelmiş, alışkanlık, alışkın, alıştırmak, alıştırma


30.09.2017
ali

Arapça ˁlw kökünden gelen ˁāli عالٍ z "yüksek, üstün, yüce" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁalā عَلَا‎ z "yüksek idi, yükseldi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

alias

İngilizce alias "1. namı diğer, takma isim, 2. dijitalize edilmiş görüntü veya sesin aslından farklı görünmesi" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince alias "başka türlü (zarf)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince alius "başka (sıfat)" sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂el- (*al-) "öte, başka" biçiminden evrilmiştir.

alibi

İngilizce alibi "suç zanlısının suç yerinde olmadığına dair kanıt" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince alibi "başka yerde" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince alius "başka, diğer" sözcüğünden türetilmiştir.

alicenap

Arapça ˁāli عالٍ z "yüksek" ve Arapça canāb جَناب z "kat, nezd, hazret" sözcüklerinin bileşiğidir.

alicengiz

Arapça āl آل z "aile, sülale" sözcüğünden türetilmiştir. (NOT: Arapça sözcük Arapça āla آل z "döndü, geri geldi" fiilinden türetilmiştir. )