alçı

albız

Ar iblīs إبليس zşeytan

albinos

Fr albinos doğuştan saçları ak olan Lat albus beyaz << HAvr *h₂elbʰ- (*albʰ-) a.a.

albüm

Fr album boş yapraklardan oluşan kitap, ciltli defter Lat album [n.] beyaz şey, beyaz kâğıt, boş sayfa Lat albus beyaz

albümin

Fr albumine yumurta akında bulunan bir protein << Lat albumen ak madde, yumurta akı Lat albus beyaz +men

alçak

<< ETü alçak uysal, yumuşak, hakir, yavaş ≈ ETü-O aşak dağ dibi, aşağı

alçı

OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
alçuġ: al-caṣṣ [alçı] Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
alçu taşı: talc TTü: [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
alcj [alçı]: gesso

<< OTü alçu sıva yapımında kullanılan ak toprak, talk << ETü aşu boya yapımında kullanılan kızıl toprak

 aşı2

Not: Ural-batısı Türk dillerinde /ş/ > /lç/ evrimi tipiktir. Bkz. WOT sf. 1098-1099. 11. yy'dan sonra ortaya çıkan sözcük bir diyalekt biçiminden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: alçı taşı, alçıpan


06.08.2015
aldan|mak

ETü alda- aldatmak, kandırmak +In- ETü al hile +dA-

aldehit

Fr aldéhyde İng aldehyde alkollerden elde edilen bir kimyasal madde sınıfı YLat alcool dehydrogenatus suyu alınmış alkol

aldente

İt al dente «dişe gelir», az pişmiş makarnayı tarif eden bir söz İt à+ dente diş << Lat dens, dent- a.a.

aldır|mak

<< OTü aldur- (≈ ETü altız- yakalatmak, almasına neden olmak ) ETü al- +tUr-

ale+

Ar ˁalā عَلَى z [#ˁlw] üzeri, üst, üzere (edat) Ar ˁalā عَلَا zyüksek idi, üstte idi, yüzdü