akil

akışkan

TTü *akış- +(g)An

akide

Ar ˁaḳīda(t) عقيدة z [#ˁḳd faˁīlā(t) sf. fem.] 1. katılaşmış şey, 2. aksiyom, prensip Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi, (alçı) dondurdu, (bal) katılaştırdı

akif

Ar ˁākif عاكف z [#ˁkf fāˁil fa.] adayan Ar ˁakafa عكف zadadı, kendini verdi, meşgul oldu, müptela oldu

akifer

İng aquifer jeolojide su kaynağı § Lat aqua su Lat ferre taşımak

akik

Ar ˁaḳīḳ عقيق z [#ˁḳḳ faˁīl sf.] 1. yarık, 2. bir tür değerli taş, agat Aram ˁaḳīḳ עקיק zbir tür değerli taş

akil

[ Codex Cumanicus, 1303]
sapiens - Fa: aχeldar [akıldar] - Tr: ustlu [uslu] vel aχel [âkıl] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
dünyāda ˁāḳıl kişi n'itmek gerek âkıl baliğ [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
acchél balúch [akıl baluχ]: uno putto atto a generare [büluğ çağına ermiş delikanlı] [ Cumhuriyet - gazete, 1944]
Bir gün size kızların on yaşında âkil baliğ olduğu adaları anlatırım

Ar ˁāḳil عاقل z [#ˁḳl fāˁil fa.] akıllı, rasyonel Ar ˁaḳala عقل zakıl yürüttü

 akıl

Not: Eski telaffuzu uzun a ve art ünlü ile āḳıl iken, modern dönemde bilinmeyen bir nedenle ikinci sesli /i/ye dönüşmüştür.

Benzer sözcükler: akil adam, akil baliğ, akilane

Bu maddeye gönderenler: akıldane, ukalâ


06.08.2015
akim

Ar ˁaḳīm عقيم z [#ˁḳm faˁīl sf.] kısır, ürün vermeyen Ar ˁaḳama عقم zkısır idi, kısırlaştı

akis

Ar ˁaks عَكْس z [#ˁks faˁl msd.] 1. yansıma, tepki, 2. bir şeyin tersi Ar ˁakasa عَكَسَ zyansıdı, tersine döndü

akit

Ar ˁaḳd عقد z [#ˁḳd faˁl msd.] 1. düğümleme, bağlama, mec. bir araya gelme ve getirme, toplama veya toplanma, 2. bağ, düğüm, sözleşme Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi, ilikledi

âkit

Ar ˁāḳid عاقد z [#ˁḳd fāˁil fa.] akteden, sözleşme yapan Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi

akne

İng acne egenlik sivilcesi YLat acne a.a. EYun akmḗ ακμή z1. herhangi bir şeyin ucu, zirve, 2. ciltte uççuk, sivilce EYun *ak- sivrilmek, uç olmak