akdem

akaryakıt
akasya

Fr acacia kurak bölgelere özgü bir ağaç, acacia arabica EYun akakía ακακία za.a.

akbaba
akbil

TTü akıllı bilet

akçe

<< OTü akça gümüş, gümüş para ETü ak beyaz +çA

akdem

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
aḳdem-i mülūk-i küffār idı [kâfir krallarının önde geleni idi]

Ar aḳdam أقدم z [#ḳdm afˁal kıy.] en eski, en önceki, en öndeki, en kıdemli Ar ḳadīm eski, önceki

 kadim


22.12.2014
akıbet

Ar ˁāḳiba(t) عاقِبة z [#ˁḳb fāˁila(t) fa. fem.] bir şeyin sonu, nihayet Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardından geldi

akıl

Ar ˁaḳl عقل z [#ˁḳl faˁl msd.] kontrollü düşünme yeteneği, sağduyu, itidal Ar ˁaḳala عقل z1. dizginledi, gem vurdu, 2. akıl süzgecinden geçirdi, akıl yürüttü

akıldane

§ Ar ˁāḳil عاقل zakıllı Fa dānā دانا zbilen, bilge, alim Fa dānistan دانستن zbilmek +ā(n)

akın

<< ETü akın sel ETü ak- +In

akıntı

TTü ak- +(In)tI