akaryakıt

akantus

Lat acanthus kenger bitkisi, ayı pençesi EYun ákanthos ἄκανθος zdiken-çiçeği, a.a. § EYun akē ἀκή zsivri uç, diken EYun anthos ἄνθος zçiçek

akap

Ar ˁaḳab عقب z [#ˁḳb faˁal ] 1. ayak topuğu, ayak izi, 2. peş, sonra ≈ Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardınca geldi

akar1

Ar ˁaḳār عقار z [#ˁḳr faˁāl ] taşınmaz mülk

akar2

Fr acare küçük sinek, tatarcık EYun ákari ἄκαρι za.a.

akaret

Ar ˁaḳārāt عقارات z [#ˁḳr çoğ.] taşınmaz mallar Ar ˁaḳār عقار z [t.] taşınmaz mal +āt

akaryakıt

YTü: [ Cumhuriyet - gazete, 1942]
Bir akaryakıt deposile bir mühimmat deposunu havaya uçurmuş

 ak-, yakıt


12.01.2015
akasya

Fr acacia kurak bölgelere özgü bir ağaç, acacia arabica EYun akakía ακακία za.a.

akbaba
akbil

TTü akıllı bilet

akçe

<< OTü akça gümüş, gümüş para ETü ak beyaz +çA

akdem

Ar aḳdam أقدم z [#ḳdm afˁal kıy.] en eski, en önceki, en öndeki, en kıdemli Ar ḳadīm eski, önceki