akar1

akaju

Fr acajou tropik bir ağaç, bu ağaçtan elde edilen fıstık Port a caju Karib

akala

İng acala cotton uzun lifli ve böceklenmeye dayanıklı bir pamuk türü (İlk kullanım: 1906 C.B.Doyle & G.N.Collins, Amer. tarım uzmanı.) öz Acala Meksika'da bir kent

akamet

Ar *ˁaḳāma(t) [#ˁḳm faˁāla(t) msd.] Ar ˁaḳīm عقيم z [faˁīl sf.] kısır, verimsiz

akantus

Lat acanthus kenger bitkisi, ayı pençesi EYun ákanthos ἄκανθος zdiken-çiçeği, a.a. § EYun akē ἀκή zsivri uç, diken EYun anthos ἄνθος zçiçek

akap

Ar ˁaḳab عقب z [#ˁḳb faˁal ] 1. ayak topuğu, ayak izi, 2. peş, sonra ≈ Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardınca geldi

akar1

"emlak" [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
Ebū Yūsufnıŋ evvel kavlında ol ˁaḳār özge māl kibi turur māllardan "... gelir getiren emlak" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
akar: irat veren emlak.

Ar ˁaḳār عقار z [#ˁḳr faˁāl ] taşınmaz mülk

Bu maddeye gönderenler: akaret


10.09.2017
akar2

Fr acare küçük sinek, tatarcık EYun ákari ἄκαρι za.a.

akaret

Ar ˁaḳārāt عقارات z [#ˁḳr çoğ.] taşınmaz mallar Ar ˁaḳār عقار z [t.] taşınmaz mal +āt

akaryakıt
akasya

Fr acacia kurak bölgelere özgü bir ağaç, acacia arabica EYun akakía ακακία za.a.

akbaba