akıntı

akdem

Ar aḳdam أقدم z [#ḳdm afˁal kıy.] en eski, en önceki, en öndeki, en kıdemli Ar ḳadīm eski, önceki

akıbet

Ar ˁāḳiba(t) عاقِبة z [#ˁḳb fāˁila(t) fa. fem.] bir şeyin sonu, nihayet Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardından geldi

akıl

Ar ˁaḳl عقل z [#ˁḳl faˁl msd.] kontrollü düşünme yeteneği, sağduyu, itidal Ar ˁaḳala عقل z1. dizginledi, gem vurdu, 2. akıl süzgecinden geçirdi, akıl yürüttü

akıldane

§ Ar ˁāḳil عاقل zakıllı Fa dānā دانا zbilen, bilge, alim Fa dānistan دانستن zbilmek +ā(n)

akın

<< ETü akın sel ETü ak- +In

akıntı

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
acchendi [akındı]: corrente di mare [ Meninski, Thesaurus, 1680]
akındı & akıntı: Fluxus maris aut fluvii.

TTü ak- +(In)tI

 ak-

Benzer sözcükler: akıntılı


06.08.2015
akışkan

TTü *akış- +(g)An

akide

Ar ˁaḳīda(t) عقيدة z [#ˁḳd faˁīlā(t) sf. fem.] 1. katılaşmış şey, 2. aksiyom, prensip Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi, (alçı) dondurdu, (bal) katılaştırdı

akif

Ar ˁākif عاكف z [#ˁkf fāˁil fa.] adayan Ar ˁakafa عكف zadadı, kendini verdi, meşgul oldu, müptela oldu

akifer

İng aquifer jeolojide su kaynağı § Lat aqua su Lat ferre taşımak

akik

Ar ˁaḳīḳ عقيق z [#ˁḳḳ faˁīl sf.] 1. yarık, 2. bir tür değerli taş, agat Aram ˁaḳīḳ עקיק zbir tür değerli taş