akın

akçe

<< OTü akça gümüş, gümüş para ETü ak beyaz +çA

akdem

Ar aḳdam أقدم z [#ḳdm afˁal kıy.] en eski, en önceki, en öndeki, en kıdemli Ar ḳadīm eski, önceki

akıbet

Ar ˁāḳiba(t) عاقِبة z [#ˁḳb fāˁila(t) fa. fem.] bir şeyin sonu, nihayet Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardından geldi

akıl

Ar ˁaḳl عقل z [#ˁḳl faˁl msd.] kontrollü düşünme yeteneği, sağduyu, itidal Ar ˁaḳala عقل z1. dizginledi, gem vurdu, 2. akıl süzgecinden geçirdi, akıl yürüttü

akıldane

§ Ar ˁāḳil عاقل zakıllı Fa dānā دانا zbilen, bilge, alim Fa dānistan دانستن zbilmek +ā(n)

akın

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
[[sele aḳın denir ve bu sözcük 'suw aḳdı' [su aktı] ifadesinden türemiştir.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
akın, akınduk, akın kılduk: al-cary al-ġāra [yağma/soygun seferi]

<< ETü akın sel ETü ak- +In

 ak-

Benzer sözcükler: akıncı


08.10.2018
akıntı

TTü ak- +(In)tI

akışkan

TTü *akış- +(g)An

akide

Ar ˁaḳīda(t) عقيدة z [#ˁḳd faˁīlā(t) sf. fem.] 1. katılaşmış şey, 2. aksiyom, prensip Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi, (alçı) dondurdu, (bal) katılaştırdı

akif

Ar ˁākif عاكف z [#ˁkf fāˁil fa.] adayan Ar ˁakafa عكف zadadı, kendini verdi, meşgul oldu, müptela oldu

akifer

İng aquifer jeolojide su kaynağı § Lat aqua su Lat ferre taşımak