akıbet

akasya

Fr acacia kurak bölgelere özgü bir ağaç, acacia arabica EYun akakía ακακία za.a.

akbaba
akbil

TTü akıllı bilet

akçe

<< OTü akça gümüş, gümüş para ETü ak beyaz +çA

akdem

Ar aḳdam أقدم z [#ḳdm afˁal kıy.] en eski, en önceki, en öndeki, en kıdemli Ar ḳadīm eski, önceki

akıbet

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ˁāḳibat tip yörmiş [son/sonuncu diye almış] "sonra (zarf)" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ol cāriye ile bir zamān oldım. ˁāḳıbet öldi. Öleli bir yıl oldı.

Ar ˁāḳiba(t) عاقِبة z [#ˁḳb fāˁila(t) fa. fem.] bir şeyin sonu, nihayet Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardından geldi

 akap


11.05.2015
akıl

Ar ˁaḳl عقل z [#ˁḳl faˁl msd.] kontrollü düşünme yeteneği, sağduyu, itidal Ar ˁaḳala عقل z1. dizginledi, gem vurdu, 2. akıl süzgecinden geçirdi, akıl yürüttü

akıldane

§ Ar ˁāḳil عاقل zakıllı Fa dānā دانا zbilen, bilge, alim Fa dānistan دانستن zbilmek +ā(n)

akın

<< ETü akın sel ETü ak- +In

akıntı

TTü ak- +(In)tI

akışkan

TTü *akış- +(g)An