afiş

aferin

Fa āfirīn آفرين zövgü, kutsama, alkış << OFa āfrīn a.a. OFa āfrītan, āfrīn- 1. övmek, kutsamak, 2. yaratmak

aferist

Fr affairiste fırsatçı iş adamı Fr affaire iş güç, proje +ist° Fr à faire yapacak şey Fr à+ faire yapmak, etmek << Lat facere a.a.

afet

Ar āfa(t) آفة z [#Awf faˁla(t) mr.] bela, felaket, salgın hastalık

afif

Ar ˁafīf عفيف z [#ˁff faˁīl sf.] iffetli, temiz ahlak sahibi Ar ˁaffa عفّ zkaçındı, utandı

afili

<? Yun afí ἁφή zdokunma duyusu, el becerisi (Kaynak: Tz sf. I.105)<< EYun ʰaphḗ ἁφή z [dev.] eliyle dokunma EYun ʰáptō, aph- ἅπτω, ἅφ- zilişmek, dokunmak, değmek, tutmak

afiş

[ Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası, 1911]

Fr affiche duvara yapıştırılan kâğıt, poster

 afişe


19.08.2017
afişe

Fr afficher 1. iliştirmek, yapıştırmak, 2. (mec.) afişle ilan etmek << OLat affixare [den.] iliştirmek Lat ad+ fixus [pp.] iliştirilmiş Lat figere, fix- tutturmak, iliştirmek

afitap

Fa āftāb آفتاب zgüneş, gün ışığı OFa tāb/tabişn hararet, ışık

afiyet

Ar ˁāfiya(t) عافية z [#ˁfw msd.] günahtan ve kusurdan arınma, sağlık, selamet Ar ˁafā عفا zsildi, affetti

aforizm

Fr aphorisme vecize, güzel ve özlü söz EYun aphorismós αφορισμός ztanımlama EYun aphorízō αφορίζω z1. sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, 2. sürgün etmek, dışlamak +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır, hudut

aforoz

OYun aforismós αφορισμός zkilise tarafından komünyondan mahrum edilme cezası EYun aphorízō αφορίζω z [den.] sınırdışı etmek, sürgün etmek +ism° EYun apo+ ʰóros ὅρος zsınır