acuze

acil

Arapça ˁcl kökünden gelen ˁācil عاجل z "acele eden" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁacala عجل z "acele etti" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

âciz

Arapça ˁcz kökünden gelen ˁāciz عاجز z "acz eden, güçsüz, düşkün" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaciza عجز z "güçsüz ve düşkün idi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

acul

Arapça ˁcl kökünden gelen ˁacūl عجول z "aceleci, hızlı" sözcüğünden alıntıdır.

acun

Eski Türkçe ajun "enkarnasyon, dünya, cihan" sözcüğünden alıntıdır. Eski Türkçe sözcük Soğdca ˀjwn (ajūn) "yaşam, Budist inançta enkarnasyon" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Soğdca jw- "yaşamak" fiilinden türetilmiştir. Soğdca fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) "yaşamak, canlı olmak" biçiminden evrilmiştir.

acur

Arapça ˁcr kökünden gelen ˁaccūr عجّور z "hıyar, bir tür yeşil kavun" sözcüğü ile eş kökenlidir. Arapça sözcük Orta Yunanca aggúri(on) αγγούριον z "1. hıyar, 2. incir" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca ággos άγγος z "küçük kap, kapçık, bal peteği" sözcüğünden türetilmiştir.

acuze
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
bu ˁacūzeyi bendden ḥalāṣ etmekligimüz [hapisten kurtarmamız] gerekdir [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁacūzet, ˁacūze, usit. pro ˁacūz: Koca karı.

Köken

Arapça yazılı örneği bulunmayan *ˁacūza(t) عجوزة z sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁacūz عجوز z "yaşlı ve düşkün kadın, kocakarı" sözcüğünün dişilidir. Bu sözcük Arapça ˁacaza عجز z "yaşlandı, yaşlı kadın oldu" fiilinin faˁūl vezninde ismi mübalağasıdır.

Daha fazla bilgi için acz maddesine bakınız.


28.07.2015
acz

Arapça ˁcz kökünden gelen ˁacz عجز z "güçsüzlük, düşkünlük" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaciza عجز z "güçsüz idi, düşkün idi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

Eski Türkçe āç "aç, açlık (isim ve sıfat)" sözcüğünden evrilmiştir.

aç|mak

Eski Türkçe aynı anlama gelen aç- fiilinden evrilmiştir.

açelya

Yeni Latince azalea "kumlu toprakta yetişen bir çiçek" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: Linnaeus, İsv. doğabilimci (1707-1778).) Latince sözcük Eski Yunanca azaléos αζαλέος z "susamış, susuzluktan yanan" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂eHs- (*as-) "yanmak" kökünden türetilmiştir.

açı

Türkiye Türkçesi aç- fiilinden Yeni Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.