abdest

abart|mak

<? ünl abarı/abaru hayret ünlemi +It-

abat

Fa ābād/ābādān آباد/آبادان zbayındır, mamur << OFa ābād/āpātān a.a. << İr *ā-pāta- korunmuş İr *pāta- bakmak, korumak

abaza

TTü Abazaya varmak 1. Abhaz ülkesine gitmek, 2. mastürbasyon yapmak öz Abaza bir ülke ve kavim adı

abd

Ar ˁabd عبد z [#ˁbd faˁl ] kul, köle, hizmetkâr ≈ Aram ˁabed עֲבֵד z [#ˁbd] a.a. ≈ Akad abdu a.a.

abdal

Ar abdāl أبدال z [#bdl afˁāl çoğ.] 1. bedeller, 2. dilenci derviş, kalender Ar badal بدل z [t.] eşdeğer, bedel

abdest

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
şol su gibidür ḥikmeti (...) kim yunur kim ābdest alur kim içer [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ābdest bozmak: Defi hacet etmek.

Fa ābdast/āb-i dast آبدست/آب دست z«el suyu», el yıkama, namaz öncesi törensel yıkanma

 ab, dest

Benzer sözcükler: abdesthane, aptes


16.04.2015
abdomen

Lat abdomen, abdomin- karın boşluğu

aberasyon

Fr aberration sapma, yanlış yola girme Lat aberratio a.a. Lat aberrare yoldan sapmak, hata etmek +()tion Lat ab+ errare dolaşmak, düz değil dolambaçlı gitmek, yoldan sapmak

abes

Ar ˁabaṯ عَبَث z [#ˁbs̠ faˁal msd.] oyalanma, boşa geçirilen zaman Ar ˁabiṯa عَبِثَ zoyalandı

abide

Ar ābida(t) آبِدة z [#Abd fāˁila(t) fa. fem.] akılda kalan şey, tekerleme, büyük olay, facia Ar abada أَبَدَ zkaldı

abidik gubidik

?