abaza

aban|mak

<? Ar abāˀ keçe üstlük

abandone

Fr s'abandonner (yargıya) boyun eğmek, vazgeçmek, pes etmek Fr abandonner [den.] yargılamak, yasaklamak EFr ban/bandon yargı, yasak

abanoz

Fa ābnūs آبنوس ztropik ülkelere özgü siyah ağaç EYun ébenos έβενος za.a. Mıs hbny a.a.

abart|mak

<? ünl abarı/abaru hayret ünlemi +It-

abat

Fa ābād/ābādān آباد/آبادان zbayındır, mamur << OFa ābād/āpātān a.a. << İr *ā-pāta- korunmuş İr *pāta- bakmak, korumak

abaza

[ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1831]
Onanisme [Fr.]: abazaya varma, calk sıyırma [Red 1890]
Abazaya varmak: 1. To go to the Abaza country. 2. To abuse one's self, to practise masturbation. [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
abazan: 1. Sans argent. 2. Pauvre, 3. Dépourvu de femme. 4. Affamé [parasız, yoksul, kadınsız, aç]

TTü Abazaya varmak 1. Abhaz ülkesine gitmek, 2. mastürbasyon yapmak öz Abaza bir ülke ve kavim adı


20.08.2018
abd

Ar ˁabd عبد z [#ˁbd faˁl ] kul, köle, hizmetkâr ≈ Aram ˁabed עֲבֵד z [#ˁbd] a.a. ≈ Akad abdu a.a.

abdal

Ar abdāl أبدال z [#bdl afˁāl çoğ.] 1. bedeller, 2. dilenci derviş, kalender Ar badal بدل z [t.] eşdeğer, bedel

abdest

Fa ābdast/āb-i dast آبدست/آب دست z«el suyu», el yıkama, namaz öncesi törensel yıkanma

abdomen

Lat abdomen, abdomin- karın boşluğu

aberasyon

Fr aberration sapma, yanlış yola girme Lat aberratio a.a. Lat aberrare yoldan sapmak, hata etmek +()tion Lat ab+ errare dolaşmak, düz değil dolambaçlı gitmek, yoldan sapmak