aşikâr

aşın|mak

Eski Türkçe aşġın- "aşınmak, sürtünerek eskimek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe aşuk "topuk (ayak izi?)" sözcüğünden Eski Türkçe +In- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe aş- "geçmek (yürümek?)" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

aşır|mak

Eski Türkçe aşur- "öte yana geçirmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe aş- fiilinden Eski Türkçe +(g)Ur- ekiyle türetilmiştir.

aşırı

Eski Türkçe aşru "1. öte, 2. çok, son derece" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe aşur- "öte yana geçirmek" fiilinden Eski Türkçe +(g)ArU ekiyle türetilmiştir.

aşıt

Türkiye Türkçesi aşut "geçit" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi aş- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Ut ekiyle türetilmiştir.

aşifte

Farsça āşufte آشفته z "aklını oynatmış, deli" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça āşuftan, aşūb آشفتن, أشوب z "oynamak, kıpırdamak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen χşufan sözcüğünden türetilmiştir. Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ksewbʰ- "sallanmak, oynama" biçiminden evrilmiştir.

aşikâr
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250? yılından önce]
kamuġ yaşru işiŋ bolup āşkāra [tüm gizli işlerin aşikâr olup] [ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
āşkāra ḳıldı örtüglük nérseni [örtülük şeyi belirtik kıldı]

Köken

Farsça āşikār veya āşkār آشكار z "bilinen, belli, belirgin" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen āşkārak sözcüğünden evrilmiştir. (NOT: Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde āviş-kāra- "belli kılmak" fiili ile eş kökenlidir. Avestaca fiil Avesta (Zend) dilinde āviş "belli, bilinen" sözcüğünden türetilmiştir. ) Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *aw-is- biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *h₂ew- (*aw-) "duymak" kökünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için estetik maddesine bakınız.


06.04.2015
aşina

Farsça āşnā veya āşinā آشنا z "bilinen, tanıdık" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen āşnāg sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça āşnūtan, āşnāv- "duymak, algılamak, bilmek" fiilinden türetilmiştir. Orta Farsça fiil Eski Farsça ā-χşnav- "bilmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Farsça fiil Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen χşnā-, χşnās- fiilinden ā+ önekiyle türetilmiştir.

aşiret

Arapça ˁşr kökünden gelen ˁaşīra(t) عشيرة z "akraba topluluğu, boy, klan" sözcüğünden alıntıdır.

aşiyan

Farsça āşiyān آشيان z "kuş yuvası" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde yazılı örneği bulunmayan *ā-şyā sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde şyāti- "dinmek, durmak, istirahat etmek" fiilinden türetilmiştir. Avestaca fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) "dinmek" biçiminden evrilmiştir.

aşk1

Arapça ˁşḳ kökünden gelen ˁişḳ عِشْق z "şiddetle sevme, şiddetli ve yakıcı sevgi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaşiḳa عَشِقَ z "aşık oldu, sarmaştı, yapıştı" fiilinin fiˁl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Arapça ˁaşaḳ عَشَق z "sarmaşık" sözcüğü ile eş kökenlidir. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ˁāşaḳ עָשַׁף z "karışma, haşır neşir olma, bir şeyle uğraşma" sözcüğü ile eş kökenlidir.

aşk2

Türkiye Türkçesi aş- "basmak, geçmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.