aşifte

aşık2

<< ETü aşuk topuğun iki yanındaki çıkıntılı kemik ETü aş- geçmek, çıkmak +Uk

aşın|mak

<< ETü aşġın- aşınmak, sürtünerek eskimek ETü aşuk topuk (ayak izi?) +In- ETü aş- geçmek (yürümek?) +Uk

aşır|mak

<< ETü aşur- öte yana geçirmek ETü aş- +(g)Ur-

aşırı

<< ETü aşru 1. öte, 2. çok, son derece ETü aşur- öte yana geçirmek +(g)ArU

aşıt

<< TTü aşut geçit TTü aş- +Ut

aşifte

"perişan" [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
kim geze āşüfte ü mest ü χarāb "... deli" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ol māhuŋ sözinden aşüfte olub, kılıc eline alub avretüŋ saçına yapışdı "... özellikle aşk delisi" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
aşüfte: hayrāni ˁaşḳ. Captus amore, mente percussus (uti amantes fiunt). [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
aşüfte: (...) Tr. Açık meşrebli, oynak, namusu meşkūk (karı).

Fa āşufta آشفته z [pp.] aklını oynatmış, deli Fa āşuftan, aşūb آشفتن, أشوب zoynamak, kıpırdamak +a Ave χşufan a.a. << HAvr *ksewbʰ- sallanmak, oynama


21.09.2017
aşikâr

Fa āşikār/āşkār آشكار zbilinen, belli, belirgin << OFa āşkārak a.a. (≈ Ave āviş-kāra- belli kılmak Ave āviş belli, bilinen ) << HAvr *aw-is- HAvr *h₂ew- (*aw-) duymak

aşina

Fa āşnā/āşinā آشنا zbilinen, tanıdık << OFa āşnāk a.a. OFa āşnūtan, āşnāv- duymak, algılamak, bilmek << EFa ā-χşnav- bilmek EFa/Ave ā+ χşnā-, χşnās- a.a.

aşiret

Ar ˁaşīra(t) عشيرة z [#ˁşr faˁīlā(t) sf. fem.] akraba topluluğu, boy, klan

aşiyan

Fa āşiyān آشيان zkuş yuvası ≈ Ave *ā-şyā Ave şyāti- dinmek, durmak, istirahat etmek << HAvr *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) dinmek

aşk1

Ar ˁişḳ عِشْق z [#ˁşḳ fiˁl msd.] şiddetle sevme, şiddetli ve yakıcı sevgi Ar ˁaşiḳa عَشِقَ zaşık oldu, sarmaştı, yapıştı ≈ Ar ˁaşaḳ عَشَق zsarmaşık ≈ Aram ˁāşaḳ עָשַׁף zkarışma, haşır neşir olma, bir şeyle uğraşma