aşık2

aşama

TTü aş-

aşar

Ar aˁşār أعشار z [#ˁşr afˁāl çoğ.] ondalıklar, ondalık vergisi Ar ˁuşr عشر z [t.] onda bir ≈ Ar ˁaşara عشر zon

aşı1

<< ETü āş yama, eklenti, onarım ≈? ETü aş- geçmek

aşı2

<< ETü aşu kızıl toprak boya, rubrica

aşık1

Ar ˁāşiḳ عاشق z [#ˁşḳ fāˁil fa.] aşka kapılmış olan Ar ˁaşiḳa عَشِقَ zaşık oldu

aşık2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
aşuḳ [[insanın ayak bileğinde bulunan kemiklerden biri]] TTü: "... bu kemikle oynanan oyun" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
aşık آشيق kemiği, aşık oyunu, aşık atmak

<< ETü aşuk topuğun iki yanındaki çıkıntılı kemik ETü aş- geçmek, çıkmak +Uk

 aş-

Not: Muhtemelen "çıkıntı" anlamında. Aşık atmak deyiminde, bu kemiği zar gibi kullanan bir oyun kastedilmiştir.

Benzer sözcükler: aşık atmak, aşık kemiği


10.04.2019
aşın|mak

<< ETü aşġın- aşınmak, sürtünerek eskimek ETü aşuk topuk (ayak izi?) +In- ETü aş- geçmek (yürümek?) +Uk

aşır|mak

<< ETü aşur- öte yana geçirmek ETü aş- +(g)Ur-

aşırı

<< ETü aşru 1. öte, 2. çok, son derece ETü aşur- öte yana geçirmek +(g)ArU

aşıt

<< TTü aşut geçit TTü aş- +Ut

aşifte

Fa āşufte آشفته z [pp.] aklını oynatmış, deli Fa āşuftan, aşūb آشفتن, أشوب zoynamak, kıpırdamak +a Ave χşufan a.a. << HAvr *ksewbʰ- sallanmak, oynama