ağyar

ağla|mak

<< ETü ıġla-/yıġla- ağlamak ETü *ıġ/*yıġ acı ve üzüntü ünlemi +lA-

ağnam

Ar aġnām أغنام z [#ġnm afˁāl çoğ.] koyunlar, küçükbaş davar Ar ġanam غنم z [t.] koyun, mal, davar Sumer ganam koyun

ağrı

<< ETü aġrıġ acı, ağrı ETü aġrı- +I(g)

ağrı|mak

<< ETü aġrı- acı çekmek, hastalanmak <? ETü aġız ağız

ağustos

Yun ávgustos αύγουστος zRumi takvimin altıncı ayı öz Augustus 1. Roma imparatoru Octavianus'un (MÖ 30-MS 18) lakabı, 2. Roma takviminin altıncı ayı Lat augere artmak, büyümek, yücelmek

ağyar

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
hiç bilinme yarlığum ağyārlığum [dostluğum düşmanlığım]

Ar aġyār أغيار z [#ġyr afˁāl çoğ.] başkaları, yabancılar Ar ġayr غير z [t.] başka, başkası

 gayri

Not: Yar ile ağyar deyiminden ötürü, "dost olmayan" anlamını kazanmıştır.


04.05.2015
ah u zar

Fa āh u zār آه و زار zah vah, ağlama

ah1

ünl acı, üzüntü, özlem, hayret, sevinç ünlemi

ah2

Fa āh آه zferyat, lanet

ahali

Ar ahāli أهالٍ z [#Ahl faˁāli çoğ.] yerliler, yerli halk Ar ahl أهل z [t.] bir yerin yerlisi

ahar

≈ Fa āhār/āhar آهار/آهر zaklık, yumurta akı ve nişastadan yapılan cila