ağrı|mak

ağız

<< ETü aġız insanın ses aygıtı, ağız onom ā/ağ ağız sesi

ağız2

Fa āġāz آغاز zbaşlangıç

ağla|mak

<< ETü ıġla-/yıġla- ağlamak ETü *ıġ/*yıġ acı ve üzüntü ünlemi +lA-

ağnam

Ar aġnām أغنام z [#ġnm afˁāl çoğ.] koyunlar, küçükbaş davar Ar ġanam غنم z [t.] koyun, mal, davar Sumer ganam koyun

ağrı

<< ETü aġrıġ acı, ağrı ETü aġrı- +I(g)

ağrı|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
uluġ oġlım aġrıp yok bolça [büyük oglum hastalanıp yok olunca] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
anıŋ başı aġrıdı. İnsan bedenindeki herhangi bir ağrı için de bu sözcük kullanılır. KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
doleo [acı çekmek] - Tr: agrurmen, agremak

<< ETü aġrı- acı çekmek, hastalanmak <? ETü aġız ağız

 ağız

Not: Yapıca ağız sözcüğünün türevidir. Orijinal anlamının "haykırmak, avaz etmek" olduğu düşünülebilir.

Benzer sözcükler: ağrıtmak

Bu maddeye gönderenler: ağrı


30.03.2015
ağustos

Yun ávgustos αύγουστος zRumi takvimin altıncı ayı öz Augustus 1. Roma imparatoru Octavianus'un (MÖ 30-MS 18) lakabı, 2. Roma takviminin altıncı ayı Lat augere artmak, büyümek, yücelmek

ağyar

Ar aġyār أغيار z [#ġyr afˁāl çoğ.] başkaları, yabancılar Ar ġayr غير z [t.] başka, başkası

ah u zar

Fa āh u zār آه و زار zah vah, ağlama

ah1

ünl acı, üzüntü, özlem, hayret, sevinç ünlemi

ah2

Fa āh آه zferyat, lanet