ağ2

agresyon

Fr agression saldırı, saldırganlık Lat agressio a.a. Lat aggredi üstüne yürümek +()tion Lat ad+ gradi, gress- yürümek, adım atmak

agu

çoc

aguş

Fa āġuş آغش zsarmalama, kucaklama, kucak, belek Fa āġaştan آغشتن zsarmalamak, bulamak, bulaştırmak, belemek

ağ|mak

<< ETü aġ- yukarı kalkmak, çıkmak, yükselmek

1

<< ETü tuzak ≈? ETü av balık ve başka hayvan yakalamak

2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yüz at meni aġdın keçti [yüz at bacaklarımın arasından geçti Parmaklar arasındaki boşluk [da buna] benzer.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
[[ayıraç ve çit [al-hāciz] demektir (...) bundan dolayı anlaşılan şeye [aş-şayˀu'l- mafḥūm] aŋlu denir, çünkü gayrısından ayırt edilmiştir [tamayyaza]]]

<< ETü aġ/aŋ ayrım, ayrık, iki bacağın veya iki parmağın arası

Not: Don ağı deyimi günümüzde "pantolonun içine dikilen kumaş parçası" şeklinde anlaşılsa da, esasen "iki bacağın ayrım hattı" demektir.

Benzer sözcükler: pantolon ağı

Bu maddeye gönderenler: anla- (an-, anlak, anlam, anlat-), ansızın


05.05.2015
ağa

≈ Moğ aḳa ağabey, saygı unvanı Ar aχ, aχī أخ zerkek kardeş, saygı hitabı

ağabey
ağaç

<< ETü yıġaç ağaç

ağar|mak

<< OTü ağar- beyazlaşmak, (mec.) ihtiyarlamak ETü ak beyaz +Ar-

ağda

<< TTü ˁaḳīde (şekeri) عقيدة zkoyulaştırılmış pekmez