ağız1

ağıl

<< ETü aġıl hayvan barınağı, çitle çevrili alan

ağır

<< ETü aġır 1. hafif zıddı, 2. pahalı, değerli

ağırla|mak

<< ETü aġırla- onurlandırmak, izzet ve ikram etmek ETü aġır +lA-

ağırşak

<< ETü aġırşuk yün eğirmede kullanılan sarkaç << ETü *aġırsuk ETü aġır +sUk

ağıt

≈? TTü ağla-

ağız1

ETü: [ Irk Bitig, <900]
böri ağzı emsimiş [kurdun ağzı zehirliymiş?] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
aġız [[Nehrin, su tulumunun, testinin, şarap küpünün ya da kuyunun ağzı (...) İnsan veya hayvanın ağzı.]]

<< ETü aġız beslenme ve seslenme organı <? onom ā/ağ ağız sesi

Not: Karş. ETü ağız, geŋiz, oğuz "boğaz", kögüz "göğüs" > ağrı-/aŋrı-mak, geğri-mek, ağır-mak, kökre-mek. Dört beden bölümünün her birinin adı bir sesle ilişkilendirilmiş ve belki onomatopeden türetilmiş görünüyor.

Benzer sözcükler: ağızlık, ağzı bozuk, aslanağzı, yarım ağız, yol ağzı

Bu maddeye gönderenler: ağrı- (ağrı), anır-


15.11.2019
ağız2

Fa āġāz آغاز zbaşlangıç

ağla|mak

<< ETü ıġla-/yıġla- ağlamak ETü *ıġ/*yıġ acı ve üzüntü ünlemi +lA-

ağnam

Ar aġnām أغنام z [#ġnm afˁāl çoğ.] koyunlar, küçükbaş davar Ar ġanam غنم z [t.] koyun, mal, davar Sumer ganam koyun

ağrı

<< ETü aġrıġ acı, ağrı ETü aġrı- +I(g)

ağrı|mak

<< ETü aġrı- acı çekmek, hastalanmak <? ETü aġız ağız