ağıl

ağabey
ağaç

<< ETü yıġaç ağaç

ağar|mak

<< OTü ağar- beyazlaşmak, (mec.) ihtiyarlamak ETü ak beyaz +Ar-

ağda

<< TTü ˁaḳīde (şekeri) عقيدة zkoyulaştırılmış pekmez

ağı

<< ETü aġu zehir

ağıl

ETü: [ Irk Bitig, <900]
ağılıŋta yılkıŋ bolzun [ağılında davarın olsun], özüŋ uzun bolzun ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
aġıl [[koyun barınağı. Oğuzlar arasında bu sözcük "koyun pisliği" anlamına gelir.]]

<< ETü aġıl hayvan barınağı, çitle çevrili alan

Not: Yunanca kaynaklı olan avlu/avli ile esasen eş anlamlıdır. Neolitik döneme ait bir Wanderwort olma ihtimali üzerinde durulabilir. • Anadolu ağızlarında görülen ay ağılı "hale, aura" ayrı kelime olup ak sözcüğünden türer.


10.12.2015
ağır

<< ETü aġır 1. hafif zıddı, 2. pahalı, değerli

ağırla|mak

<< ETü aġırla- onurlandırmak, izzet ve ikram etmek ETü aġır +lA-

ağırşak

<< ETü aġırşuk yün eğirmede kullanılan sarkaç << ETü *aġırsuk ETü aġır +sUk

ağıt

≈? TTü ağla-

ağız

<< ETü aġız insanın ses aygıtı, ağız onom ā/ağ ağız sesi