açkı

aç|mak

<< ETü aç- a.a.

açelya

YLat azalea kumlu toprakta yetişen bir çiçek (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. doğabilimci (1707-1778).) EYun azaléos αζαλέος zsusamış, susuzluktan yanan HAvr *h₂eHs- (*as-) yanmak

açı

TTü aç- +I(g)

açık

<< ETü açuk açık ETü aç- +Uk

açıkla|mak

TTü açık +lA-

açkı

TTü: "cila" [ Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., <1347]
eyüler göŋline ol açku-durur TTü: "... anahtar" [ Ruşenî, Divan, <1486]
her kapu açkusına dendāneyem [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
açkı: 1- Açacak, dil, anahtar; 2- Demircilerin baltanın deliğini açıp genişletmek için kullandıkları alet.

TTü aç- +gU

 aç-

Benzer sözcükler: açkı makinesi, açkıcı


24.12.2015
açma

TTü aç- +mA

açmaz

TTü aç- +mAz

ad

<< ETü āt isim, unvan

ada

<< OTü atağ ada ≈ ETü otruġ ayrılmış veya kesilmiş yer, ada ETü otrul- kesilmek

ada|mak

<< ETü atā- ad vermek, söz vermek, söz kesmek, çağırmak ETü āt isim +(g)A-