açık

acz

Ar ˁacz عجز z [#ˁcz faˁl msd.] güçsüzlük, düşkünlük Ar ˁaciza عجز zgüçsüz idi, düşkün idi

<< ETü āç aç, açlık (isim ve sıfat)

aç|mak

<< ETü aç- a.a.

açelya

İt azalea kumlu toprakta yetişen bir çiçek YLat azalea a.a. (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. doğabilimci (1707-1778).) EYun azaléos αζαλέος zsusamış, susuzluktan yanan HAvr *h₂eHs- (*as-) yanmak

açı

TTü aç- +I(g)

açık

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
açuk aḏırtlıġ [açık seçik] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
açuḳ ḳapuğ [açık kapı] (...) açuḳ kȫk [bulutsuz gök] (...) açuḳ ış TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
açıkgöz: Uyanık, müteyakkız. (...) açık deniz, açık liman, açık saçık, açığa vurmak açık kalp ameliyatı [ Cumhuriyet - gazete, 1967]
Yeni bir açık kalp ameliyatında hastaya sığırdan alınan 'Aort' kapağ takıldı. açık ara [ Cumhuriyet - gazete, 1992]
Yine de açık ara bitirecem yarışı

<< ETü açuk açık ETü aç- +Uk

 aç-

Benzer sözcükler: açığa almak, açığa çıkmak, açık ara, açık artırma, açık bilet, açık büfe, açık çek, açık deniz, açık hava, açık hece, açık hesap, açık kalp ameliyatı, açık liman, açık öğrenim, açık oturum, açık pazar, açık renk, açık saçık, açık seçik, açıkça, açıkgöz, açıklık, bütçe açığı, eli açık, sol açık

Bu maddeye gönderenler: açıkla-


25.02.2019
açıkla|mak

TTü açık +lA-

açkı

TTü aç- +gU

açma

TTü aç- +mA

açmaz

TTü aç- +mAz

ad

<< ETü āt isim, unvan