acul

Ar ˁacūl عجول z [#ˁcl faˁūl im.] aceleci, hızlı

acun

ETü ajun enkarnasyon, dünya, cihan Sogd ˀjwn (ajūn) yaşam, Budist inançta enkarnasyon Sogd jw- yaşamak << HAvr *gʷei̯h₃- (*gʷei̯o-) yaşamak, canlı olmak

acur

Ar ˁaccūr عجّور z [#ˁcr] hıyar, bir tür yeşil kavun OYun angúrion αγγούριον zhıyar, incir EYun ággos άγγος zküçük kap, kapçık, bal peteği

acuze

Ar *ˁacūza(t) عجوزة z [fem.] Ar ˁacūz عجوز z [faˁūl im.] yaşlı ve düşkün kadın, kocakarı Ar ˁacaza عجز zyaşlandı, yaşlı kadın oldu

acz

Ar ˁacz عجز z [#ˁcz faˁl msd.] güçsüzlük, düşkünlük Ar ˁaciza عجز zgüçsüz idi, düşkün idi

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
türük bodun erti [Türk boyları aç idi] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
āç ne yimes, toḳ ne times [aç ne yemez, tok ne demez]

<< ETü āç aç, açlık (isim ve sıfat)

Not: İsim kullanımı acından ölmek deyiminde korunmuştur.

Benzer sözcükler: aç gözlü, açlık

Bu maddeye gönderenler: acık-


30.01.2018
aç|mak

<< ETü aç- a.a.

açelya

İt azalea kumlu toprakta yetişen bir çiçek YLat azalea a.a. (İlk kullanım: Linnaeus, İsv. doğabilimci (1707-1778).) EYun azaléos αζαλέος zsusamış, susuzluktan yanan HAvr *h₂eHs- (*as-) yanmak

açı

TTü aç- +I(g)

açık

<< ETü açuk açık ETü aç- +Uk

açıkla|mak

TTü açık +lA-