Alevi

aleni

Arapça ˁalanī علنى z "gizli olmayan, açık ve aşikâr olan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁln kökünden gelen ˁalan علن z "açık ve aşikâr olma" sözcüğünün nisbet halidir. Bu sözcük Arapça ˁalana علن z "açığa çıktı, aşikâr oldu" fiilinin faˁal vezninde masdarıdır.

alerji

Fransızca allergie "vücudun bir dış etkene verdiği normal dışı tepki" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Yeni Latince allergia sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1905 Clemens von Pirquet, Avst. hekim.) Bu sözcük Eski Yunanca állos άλλος z "başka, farklı" ve Eski Yunanca érgon έργον z "iş, çalışma" sözcüklerinin bileşiğidir.

alesta

İtalyanca allesta "hazır" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca allestire "(bir şeye) hazır etmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük İtalyanca lesto "hazır" sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir.

alet

Arapça Awl kökünden gelen āla(t) آلة z "düzen, düzenek, araç" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça āla آل z "döndü, geri döndü, geri geldi" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

alev

Türkiye Türkçesi yalabı veya alabı veya alav veya yalav "parıltı, alev" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yal- "yanmak" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

Alevi
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
%uˁalevī [Ali taraftarı] [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
yeni denenmiş kişi-ile ve ˁalevī seyyīdler-ile ve dānişmendler-ile ve ḳāḍī vekilleri-ile ve müftīler-ile ve χādimler-ile (...) veresiye alışveriş itme [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ˁalevī: Hz. Ali'ye müteallik, muhibbi hanedan davasında olanlar.

Köken

Arapça ˁalawī علوى z "Ali'ye mensup olan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük ˁlw kökünden gelen ˁAlī "Ali b. Ebi Talib, İslam peygamberinin damadı" sözcüğünün nisbet halidir.

Ek açıklama

19. yy sonlarından önceki Osmanlı kayıtlarında bu deyime nadiren rastlanır; Kızılbaş veya Rafızî kullanılır.


03.10.2017
aleyh

Arapça ˁly kökünden gelen ˁalayhi عَلَيْهِ z "onun üzerine" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁalā عَلَا z "üzere, ile, karşı, gibi" ve Arapça hu "üçüncü tekil eril şahıs iyelik eki" sözcüklerinin bileşiğidir.

aleyhisselam

Arapça ˁalayhi's-salām عليهِ السلام z "«barış onun üzerine», selam sözü" sözcüğünden alıntıdır.

aleyküm

Arapça ˁalaykum عليكم z "üzerinize, üzerinizde" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁalā "üzeri, üstü" sözcüğünden türetilmiştir.

aleyna

Arapça ˁalaynā علينا z "bize, üzerimize" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁalā علي z "üzeri (edat)" sözcüğünden türetilmiştir.

alez

Fransızca à l'aise "1. rahat, gönlü ferah, 2. yatak çarşafının altına serilen koruyucu örtü" deyiminden alıntıdır. Fransızca deyim Fransızca aise "hareket alanı, ferahlık, rahat" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Geç Latince yazılı örneği bulunmayan *adiaces "çevre, etraf" biçiminden evrilmiştir. Geç Latince biçim Latince adiacere "etrafında olmak, bitişmek" fiilinden türetilmiştir.