şura2

şube

Ar şuˁba(t) شعبة z [#şˁb fuˁla(t) mr.] 1. dal, 2. bölüm, kısım, departman, bir gövdenin bölündüğü kısımlar Ar şaˁaba شعب zdağıldı, yayıldı

şufa

Ar şufˁa(t) شُفْعَة z [#şfˁ fuˁla(t) msd.] 1. bitişik iki taşınmazı birleştirme, tevhit, 2. İslam hukukunda satışa çıkarılan komşu taşınmazı satın alarak kendi mülküne ekleme hakkı Ar şafaˁa شَفَعَ zçift koştu, iki şeyi birleştirdi

şuh

Fa şūχ شوخ z1. kir, 2. küstah, cüretkâr, yaramaz, şakacı

şule

Ar şuˁla(t) شُعلة z [#şˁl fuˁla(t) mr.] alev, ateş, parıltı, meşale Ar şaˁala شَعَلَ zyaktı

şura1

TTü şol şu +rA

şura2

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şūrā شورَى/شورا: Meşveret, müşavere mahalli. Şūrā-yı devlet.

Ar şūrāˀ شورَى z [#şwr fuˁlāˀ msd.] meşveret, danışma Ar şāwara شاور z [III f.] danıştı

 işaret

Not: Esasen soyut eylem adı iken "danışma meclisi" anlamı geç dönem Osmanlıcada ağır basmıştır.


22.10.2014
şurup

Ar şurb شرب z [#şrb fuˁl msd.] içiş, içki Ar şaraba سَرَبَ ziçti

şut

İng shoot atma, fırlatma, ateş etme << Eİng scéotan seğirtmek, fırlamak, fırlatmak, saçmak << Ger *skeut- << HAvr *skewd- hızla atmak ve atılmak

şuur

Ar şuˁūr شُعُور z [#şˁr fuˁūl msd.] bilme, bilinç, anlama kabiliyeti Ar şaˁara شَعَرَ zbildi, anladı

şüheda

Ar şuhadāˀ شهداء z [#şhd fuˁalāˀ çoğ.] şehitler Ar şahīd شهيد z [t.]

şükran

Ar şukrān شُكْرَان z [#şkr fuˁlān msd.] şükretme, minnet duyma Ar şakara شَكَرَ zşükretti