şu

şövale

Fr chevalet [küç.] «beygircik», taşıyıcı iskele, üzerine resim tuvali yerleştirilen ayaklık Fr cheval at +et° << Lat caballus a.a.

şövalye

Fr chevalier 1. süvari, sipahi, 2. bir soyluluk sıfatı << Lat caballarius süvari Lat caballus at +ari°

şöyle

<< TTü şol ile +lAyU

şrink

İng shrink-wrap plastik filmden bir ambalaj malzemesi İng shrink büzmek/büzülmek, (kumaş) çekmek

ştrudel

Alm Strudel 1. burgaç, helezon, 2. helezon şeklinde yapılan bir hamur işi

şu

OTü: [ anon., Oğuzname, <1300]
uşul/uşol orman içinde (...) uşu/oşu ıġaçnıŋ tübinde TTü: [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
şol cennetüŋ ırmakları

<< OTü-KT şol işaret sıfatı << OTü uş-ol a.a. § ETü işte ETü ol o

Bu maddeye gönderenler: işbu, işte, şimdi, şöyle, şura1


08.10.2017
şua

Ar şuˁāˁ شعاع z [#şˁˁ fuˁāl msd.] ışın Ar şaˁˁā شعّا z [II f.] ışıdı

şuara

Ar şuˁarā شُعَرَا z [#şˁr fuˁalāˀ çoğ.] şairler Ar şāˁir شاعر z [t.]

şubat

Ar şubāṭ شباط zRumi takvimin onikinci ayı Aram şəbāṭ שבט zArami/Süryani takviminin onbirinci ayı ≈? Akad şabāṭu vurma, çarpma, yıkma

şube

Ar şuˁba(t) شعبة z [#şˁb fuˁla(t) mr.] 1. dal, 2. bölüm, kısım, departman, bir gövdenin bölündüğü kısımlar Ar şaˁaba شعب zdağıldı, yayıldı

şufa

Ar şufˁa(t) شُفْعَة z [#şfˁ fuˁla(t) msd.] 1. bitişik iki taşınmazı birleştirme, tevhit, 2. İslam hukukunda satışa çıkarılan komşu taşınmazı satın alarak kendi mülküne ekleme hakkı Ar şafaˁa شَفَعَ zçift koştu, iki şeyi birleştirdi