şezlong

şey

Ar şayˀ شيء z [#şyA faˁl ] şey, nesne <? Ar şāˀa شاء zistedi, irade etti

şeyda

Fa şaydā شيدا zdeli, tutkun

şeyh

Ar şayχ شيخ z [#şyχ faˁl ] yaşlı kişi, pir, dede, koca

şeyhülislam

Ar şayχu'l-islām شيخ السلام z«islamın büyüğü», 11. yy'dan itibaren kullanılan bir şeref ünvanı

şeytan

Ar şayṭān شيطان z [#şyṭ faˁlān msd.] İslam inancında anti-tanrı İbr şāṭān שָׁטָן z [#şṭn] düşman, iftiracı, şeytan İbr şāṭan שָׁטַן ziftira etmek, kandırmak

şezlong

[ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
Oda kapısını sürmeledi, şezlongun üzerine uzandı.

Fr chaise longue uzun koltuk § Fr chaise/chaire sandalye, koltuk (<< OLat cathedra koltuk ) Lat longue uzun

Not: /r/ > /s/ dönüşümü erken Fransızcada tipiktir. Karş. İng chair < EFr chaire "sandalye".


10.12.2015
şıh

Kürd şêχ tarikat önderi, saygıdeğer kişi Ar şayχ شيخ z

şık1

Ar şiḳḳ شِقّ z [#şḳḳ fiˁl ] yarım, gövdenin sağ ve sol yanı, iki olasılıktan biri Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı, böldü

şık2

Fr chic 1. becerikli, hünerli, 2. iyi giyimli, zarif

şık3

onom küçük metal nesne sesi

şıllık1

~? Rus sluga hızmetkâr, uşak