şerefe

şer2

Ar şarˁ شَرْع z [#şrˁ faˁl msd.] 1. yol, rota, 2. özellikle İslam dininin yolu, İslami hukuk Ar şaraˁa شَرَعَ z1. başladı, girişti, 2. yasa koydu, düzenledi

şerait

Ar şarāˀiṭ شَرَائِط z [faˁāˀil çoğ.] şartlar Ar şarṭ شرط z [#şrṭ t.]

şerare

Ar şarār/şarāra(t) شرارة z [#şrr faˁāla(t) mr.] kıvılcım

şerbet

Ar şarba(t) شربة z [#şrb faˁla(t) mr.] 1. bir defada içilen miktar, içim, 2. içecek şey, içki Ar şaraba شَرَبَ ziçti

şeref

Ar şaraf شرف z [#şrf faˁal msd.] 1. yücelme, öne çıkma, 2. onur, itibar Ar şarafa شَرَفَ zöne çıktı, yükseldi

şerefe

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
takı çıkar ḥaḳldan ˁaḳabege, aŋar şürefe dérler [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
şürefe (...) Türkīde ˁāmme zammede galat idüp Arabī üzere keenne fetha ile [ü yerine e ile] şerefe dirler. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Mināresi (...) aşağı kapusından tā yukaru şerīfe tabakasına varınca seksen beş kademedir

Ar şurafa(t) شرفه z [#şrf] binada çıkıntı veya teras, ezan okunan balkon Ar şarafa شَرَفَ zöne çıktı, yükseldi

 şeref


27.08.2017
şerh

Ar şarḥ شَرْح z [#şrḥ faˁl msd.] 1. açma, yarıp içini çıkarma, 2. (bir metni) açıklama, yorumlama Ar şaraḥa شَرَحَ zyardı, açtı

şeri2

İng sherry bir tür tatlı şarap öz Jérez İspanya'da bir kent Lat oppidum Caesaris Sezar kenti öz Caesar Romalı devlet adamı

şeri3

Fr chéri [pp.] sevgili Fr cherir, cheriss- [den.] sevmek, değer vermek << Lat carus değerli << HAvr *kéh₂-ro-s (*kā́-ro-s) HAvr *keh₂- (*kā-) sevmek

şeriat

Ar şarīˁa(t) شريعة z [#şrˁ faˁīlā(t) sf. fem.] hukuki ilkeler sistemi, hukuksallık Ar şarīˁ شرع zhukuka uygun

şerif1

Ar şarīf شريف z [#şrf faˁīl sf.] seçkin, şerefli Ar şarafa شَرَفَ zöne çıktı, yükseldi