şerbet

şeniyet

Ar şaˀn شأن z [#şAn faˁl msd.] şey, nesne, olgu ≈ Ar şayˀ شيء z [#şyA] a.a.

şer1

Ar şarr شرّ z [#şrr faˁl msd.] kötülük Ar şarra شرّ zkötülük etti

şer2

Ar şarˁ شَرْع z [#şrˁ faˁl msd.] 1. yol, rota, 2. özellikle İslam dininin yolu, İslami hukuk Ar şaraˁa شَرَعَ z1. başladı, girişti, 2. yasa koydu, düzenledi

şerait

Ar şarāˀiṭ شَرَائِط z [faˁāˀil çoğ.] şartlar Ar şarṭ شرط z [#şrṭ t.]

şerare

Ar şarār/şarāra(t) شرارة z [#şrr faˁāla(t) mr.] kıvılcım

şerbet

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ṭopṭolu ol bāṭiye şerbet-durur [o kadeh dopdolu şerbettir] şehadet şerbeti [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
gerçi çok dilāver ġāżī ol maˁrike-i serbāzīde şerbet-i şehādeti nūş ve hayāt-i fānī lezāyizini ferāmūş eyledi [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
şerbetçi otu: Vaktiyle şerbetçilerin kullandıkları ve elyevm bira denilen arpa suyunun istihzarına yaradığıyçün Avrupaca pek makbul olan bir nebat [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
şerbetli: 1. Yılan sokmasından zarar görmiyen. 2. (mec.) Kötü işler yapmayı huy edinmiş olan.

Ar şarba(t) شربة z [#şrb faˁla(t) mr.] 1. bir defada içilen miktar, içim, 2. içecek şey, içki Ar şaraba شَرَبَ ziçti

 şarap

Benzer sözcükler: şehadet şerbeti, şerbetçi, şerbetçi otu, şerbetlenmek, şerbetli, şerbetlik

Bu maddeye gönderenler: sorbe


08.09.2015
şeref

Ar şaraf شرف z [#şrf faˁal msd.] 1. yücelme, öne çıkma, 2. onur, itibar Ar şarafa شَرَفَ zöne çıktı, yükseldi

şerefe

Ar şurafa(t) شرفه z [#şrf] binada çıkıntı veya teras, ezan okunan balkon Ar şarafa شَرَفَ zöne çıktı, yükseldi

şerh

Ar şarḥ شَرْح z [#şrḥ faˁl msd.] 1. açma, yarıp içini çıkarma, 2. (bir metni) açıklama, yorumlama Ar şaraḥa شَرَحَ zyardı, açtı

şeri2

İng sherry bir tür tatlı şarap öz Jérez İspanya'da bir kent Lat oppidum Caesaris Sezar kenti öz Caesar Romalı devlet adamı

şeri3

Fr chéri [pp.] sevgili Fr cherir, cheriss- [den.] sevmek, değer vermek << Lat carus değerli << HAvr *kéh₂-ro-s (*kā́-ro-s) HAvr *keh₂- (*kā-) sevmek