şeniyet

şems

Ar şams شمس z [#şms] güneş ≈ Aram şimşā שִׁמְשָׁא za.a. ≈ Akad şamşu, şamaş a.a.

şemsiye

Ar şamsīya(t) شمسيّة z [nsb.] göneşe mensup, güneşlik Ar şams شمس z [#şms] güneş +īya(t)1

şen

≈ Erm şén շէն z1. meskûn, mamur, abad, 2. meskûn yer, köy ~? Fa *şen Ave şi-/şiti- yerleşmek, ikamet etmek, kalabalık olmak

şenaat

Ar şanāˁa(t) شناعة z [#şnˁ faˁāla(t) msd.] kötülük, habislik, fesat Ar şanuˁa شنُع zçikin ve habis idi

şeni

Ar şanīˁ شنيع z [#şnˁ faˁīl sf.] çirkin, habis Ar şanuˁa شنع zçirkin idi

şeniyet

YO: "realite" [ Ziya Gökalp, 1917]
fertlerin fevkinde ve onlara amir olan bir şeˁniyetin (réalité) varlığı

Ar şaˀn شأن z [#şAn faˁl msd.] şey, nesne, olgu ≈ Ar şayˀ شيء z [#şyA] a.a.

 şey

Not: Zİya Gökalp'in popülerleştirdiği Yeni Osmanlıca sözcüklerdendir.


22.05.2019
şer1

Ar şarr شرّ z [#şrr faˁl msd.] kötülük Ar şarra شرّ zkötülük etti

şer2

Ar şarˁ شَرْع z [#şrˁ faˁl msd.] 1. yol, rota, 2. özellikle İslam dininin yolu, İslami hukuk Ar şaraˁa شَرَعَ z1. başladı, girişti, 2. yasa koydu, düzenledi

şerait

Ar şarāˀiṭ شَرَائِط z [faˁāˀil çoğ.] şartlar Ar şarṭ شرط z [#şrṭ t.]

şerare

Ar şarār/şarāra(t) شرارة z [#şrr faˁāla(t) mr.] kıvılcım

şerbet

Ar şarba(t) شربة z [#şrb faˁla(t) mr.] 1. bir defada içilen miktar, içim, 2. içecek şey, içki Ar şaraba شَرَبَ ziçti