şehriyar

şehir2

Arapça şhr kökünden gelen şahīr شهير z "tanınan, tanınmış, meşhur" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şahara شهر z "belirdi, tanındı" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

şehir3

Arapça şhr kökünden gelen şahr شهر z "1. belirme, 2. yeni ayın belirmesi, ayın ilk günü, 3. takvim birimi olarak ay" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şahara شهر z "belirdi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

şehit

Arapça şhd kökünden gelen şahīd شهيد z "tanık, din uğruna ölen kişi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice shd kökünden gelen sāhədā סהדא z "tanık, İsa'ya tanıklık eden, din fedaisi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice səhad סהד z "tanık olmak, tanıklık etmek" fiilinden türetilmiştir.

şehla

Arapça şhl kökünden gelen şahlāˀ شهلاء z "siyaha çalan mavi gözlü kadın" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça aşhal أشهل z "siyaha yakın mavi renk" sözcüğünün faˁlā vezninde sıfat dişilidir.

şehrayin

Farsça şahr شهر z "şehir, ülke" ve Farsça āyīn آيين z "donatma" sözcüklerinin bileşiğidir.

şehriyar
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., 1377 yılından önce]
çün züleyhā anı gördi ne var ki var / bu gez eytdi aŋa kim iy şehriyār

Köken

Farsça şahryār شهر يار z "«ülkenin dostu», kral, hükümdar" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için şehir1, yar2 maddelerine bakınız.


10.11.2014
şehriye

Arapça şˁr kökünden gelen şaˁr شعر z "kıl" sözcüğünden +īya(t)1 ekiyle türetilmiştir. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen saˁrā סערא z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen şaˁrtu sözcüğü ile eş kökenlidir. )

şehvet

Arapça şhw kökünden gelen şahwa(t) شهوة z "şiddetle isteme, cinsel istek, arzu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şahā شَهَا z "şiddetle arzuladı" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

şehzade

Farsça şahzāda veya şāhzāde شهزاده/شاهزاده z "hükümdar oğlu, prens" sözcüğünden alıntıdır.

şek

Arapça şkk kökünden gelen şakk شكّ z "kuşku, tereddüt" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şakka شكّ z "1. çivi çaktı, mıhladı, şişledi, 2. kuşkulandı, şüphe ve tereddüde kapıldı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

şekavet

Arapça şḳw kökünden gelen şaḳāwa(t) شَقاوة z "bedbahtlık, mutsuzluk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şaḳā شَقَا z "bedbaht idi" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.