şef

şebnem

Fa şabnam شبنم zçiy § Fa şab شب zgece Fa nam نم zyaşlık, nem

şecaat

Ar şacāˁa(t) شَجاعة z [#şcˁ faˁāla(t) msd.] yiğitlik, civanmertlik Ar şacuˁa شَجُعَ zyiğit idi

şecere

Ar şacara(t) شَجَرَة z [#şcr faˁala(t) mr.] 1. ağaç, 2. (mec.) soy ağacı

şedde

Ar şadda(t) شدّة z [#şdd faˁla(t) mr.] Arap alfabesinde bir sessiz harfin çift telaffuz edileceğini gösteren işaret Ar şadda شدّ zsertleştirdi

şedit

Ar şadīd شديد z [#şdd faˁīl sf.] sert, katı, pek Ar şadda شدّ zsert idi

şef

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
şef: Baş, reis, müdür. Şef dorkestra, şef dö gar.

Fr chef baş, reis << OLat *capo baş ≈ Lat caput, capit- baş

 kapital

Benzer sözcükler: milli şef, şef garson, şef salatası, şeflik


04.05.2015
şefaat

Ar şafāˁa(t) شَفاعة z [#şfˁ faˁāla(t) msd.] kefil olma, birinin ceremesini veya azatlık bedelini üstlenme Ar şafaˁa شَفَعَ zçift koştu, ikiledi

şeffaf

Ar şaffāf شفّاف z [#şff faˁˁāl mesl.] çok ince ve ışık geçiren (kumaş, tül) Ar şaffa شفّ zşeffaf idi

şefkat

Ar şafḳa(t) شَفْقة z [#şfḳ faˁla(t) msd.] merhamet, esirgeme, kayırma Ar şafaḳa شَفَقَ zkıstı, kıskandı, kaygılandı

şeftali

Fa şaftālū شفت آلو zşeftali § Fa şaft شفت zkaba, kalın Fa ālū آلو zerik cinsi meyvelerin genel adı

şehadet

Ar şahāda(t) شَهادة z [#şhd faˁāla(t) msd.] şahitlik, şehitlik Ar şahida شَهِدَ ztanıklık etti, mahkemede yemin etti, kelime-i şehadet getirdi