şebek

şayia

Ar şāyiˁa(t) شايعة z [#şyˁ fāˁila(t) fa. fem.] yayılan veya dağılan şey

şayka

Rus şayka шайка ztekne, leğen

şayze

Alm Scheisse dışkı Ger *skeutan atmak, fırlatmak, saçmak

şeamet

Ar şiˀāma(t) شىٔامة z [#şAm faˁāla(t) msd.] 1. sol taraf, 2. uğursuz ve meymenetsiz olma ≈ Ar şuˀm شؤم z [fuˁl msd.] a.a.

şebboy

Fa şabbūy/şab-anbūy شبّوى/شب أنبوى z«gece kokan», sarı menekşe § Fa/OFa şab شب zgece (<< EFa/Ave χşap- a.a. ≈ Sans kşapā a.a. ) Fa būy بوى zkoku

şebek

"ağ" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
şebeket, pl. şebek: Rete piscatorium [balıkçı ağı] "... bir tür maymun" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
maymūn taˁbīr olunan cānāvar nevˁindendir, Türkçe şadı derler ve bir nevˁine şebek taˁbīr ederler.

Ar şabak شَبَك z [#şbk faˁal ] ağ, network Ar şabaka(t) شَبَكَة z [mr.] bir ağ parçası, özellikle yüze takılan ağ şeklinde perde

 şebeke

Not: Belki "ağ maymunu" anlamında.


17.08.2017
şebeke

Ar şabaka(t) شبكة z [#şbk faˁala(t) mr.] ağ, balık ağı, dokuma, örgü, ızgara Ar şabaka شبك zağ ördü (≈ Aram sebek סֶבֶך z≈ İbr sābak סָבַך zağ örme, dokuma, çit ve kafes yapma )

şebnem

Fa şabnam شبنم zçiy § Fa şab شب zgece Fa nam نم zyaşlık, nem

şecaat

Ar şacāˁa(t) شَجاعة z [#şcˁ faˁāla(t) msd.] yiğitlik, civanmertlik Ar şacuˁa شَجُعَ zyiğit idi

şecere

Ar şacara(t) شَجَرَة z [#şcr faˁala(t) mr.] 1. ağaç, 2. (mec.) soy ağacı

şedde

Ar şadda(t) شدّة z [#şdd faˁla(t) mr.] Arap alfabesinde bir sessiz harfin çift telaffuz edileceğini gösteren işaret Ar şadda شدّ zsertleştirdi