şebboy

şayi

Ar şāyiˁ شايع z [#şyˁ fāˁil fa.] yayılan (haber), şüyu eden Ar şāˁa شاع zyayıldı, etrafa dağıldı

şayia

Ar şāyiˁa(t) شايعة z [#şyˁ fāˁila(t) fa. fem.] yayılan veya dağılan şey

şayka

Rus şayka шайка ztekne, leğen

şayze

Alm Scheisse dışkı Ger *skeutan atmak, fırlatmak, saçmak

şeamet

Ar şiˀāma(t) شىٔامة z [#şAm faˁāla(t) msd.] 1. sol taraf, 2. uğursuz ve meymenetsiz olma ≈ Ar şuˀm شؤم z [fuˁl msd.] a.a.

şebboy

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
nerkis ü zambak ve nesrīn ü şebbūy ve şaḳāyık

Fa şabbūy/şab-anbūy شبّوى/شب أنبوى z«gece kokan», sarı menekşe § Fa/OFa şab شب zgece (<< EFa/Ave χşap- a.a. ≈ Sans kşapā a.a. ) Fa būy بوى zkoku

 akşam, bu2

Bu maddeye gönderenler: çarşaf, şebnem


21.10.2014
şebek

Ar şabak شَبَك z [#şbk faˁal ] ağ, network Ar şabaka(t) شَبَكَة z [mr.] bir ağ parçası, özellikle yüze takılan ağ şeklinde perde

şebeke

Ar şabaka(t) شبكة z [#şbk faˁala(t) mr.] ağ, balık ağı, dokuma, örgü, ızgara Ar şabaka شبك zağ ördü (≈ Aram sebek סֶבֶך z≈ İbr sābak סָבַך zağ örme, dokuma, çit ve kafes yapma )

şebnem

Fa şabnam شبنم zçiy § Fa şab شب zgece Fa nam نم zyaşlık, nem

şecaat

Ar şacāˁa(t) شَجاعة z [#şcˁ faˁāla(t) msd.] yiğitlik, civanmertlik Ar şacuˁa شَجُعَ zyiğit idi

şecere

Ar şacara(t) شَجَرَة z [#şcr faˁala(t) mr.] 1. ağaç, 2. (mec.) soy ağacı