şanzıman

şantan

Fr café chantant şarkılı kafe Fr chanter şarkı söylemek +ent° << Lat cantare a.a.

şanti

Fr crème chantilly Chantilly kaymağı, şekerle çırpılmış kaymak öz Chantilly Fransa'da bir kent

şantiye

Fr chantier inşaat iskelesi, inşaat yeri << Lat cantharius yük atı, beygir

şantör

Fr chanteur erkek şarkıcı Fr chanter şarkı söylemek +()tor << Lat cantare a.a.

şantöz

Fr chanteuse kadın şarkıcı Fr chanter şarkı söylemek +os°

şanzıman

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Şanjman ayar edilmış, ve ikinci vites sessizdir. [ Milliyet - gazete, 1956]
bir otomobil şanzumanını 750 liraya satarken ihbar üzerine yakalanan Ali Oğlakçı, mahkemede

Fr changement de vitesse otomobilde vites değiştirme kutusu Fr changement değişim, değiştirme Fr changer değiştirmek +ment°

 kambiyo

Not: Önsesteki /ş/ etkisiyle /j/ > /z/ dissimilasyonu kurallıdır. TDK sözlüğü şanjman yazımını tercih ederse de bu yazım güncel Türkçede kullanılmaz.


19.08.2017
şap1

<< ETü şap/çap tokat sesi, dudak sesi, kırbaç sesi onom

şap2

Fa şāb شاب zşap maddesi, alumen Ar şabb شبّ z [#şbb faˁl ] 1. Yemen'den gelen parıltılı beyaz taş, 2. bu taştan elde edilen şap veya zaç maddesi Ar şabba سَبّ zparıldadı, kıvılcımlandı

şap3

Fr chape 1. dış giysi, manto, cübbe, 2. herhangi bir şeyin dış katmanı, beton üzerine çekilen ince çimento tabakası << OLat cappa külahlı cübbe

şapel

Fr chapelle küçük kilise << OLat cappella [küç.] Tours kentinde Aziz Martin'in cübbesinin saklandığı yer (vi), ziyaretgâh ve dua yeri (ix) OLat cappa külah, külahlı cübbe +ell°

şaperon

Fr/İng chaperon 1. büyük kadın başlığı, kapüşon, 2. dadı Fr chape külah, külahlı cübbe << Lat cappa