şanson

şan1

Ar şaˀn شأن z [#şAn faˁl msd.] menakıb, siret, bir kişinin ününü oluşturan eylemler Ar şaˀana شَأَنَ ziş yaptı, işe yaradı, etkin oldu

şan2

Fr chant şarkı, şarkı eğitimi << Lat cantus

şandel

Fr chandelle 1. mum, havai fişek, 2. oyunda topu dikey olarak havalandırma << OLat candella mum Lat candere yanmak, akkor olmak +ell°

şano

~? İt scena sahne

şans

Fr chance rastlantı, talih << Lat cadentia 1. düşme, 2. payına düşme, rast gelme, kısmetine çıkma Lat cadēre, cas- düşmek +entia

şanson

[ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
Bu kısımda güzel şansonlar bulacağını ümit ederek sahifeleri süzmeğe başladı

Fr chanson şarkı << Lat cantio Lat canere şarkı söylemek +()tion

 şan2


08.10.2017
şansölye

Fr chancelier mabeyinci [esk.], hazine bakanı [esk.], başbakan << OLat cancellarius

şantaj

Fr chantage tehdit, tehditle para sızdırma Fr faire chanter argoda konuşturmak +age Fr chanter şarkı söylemek

şantan

Fr café chantant şarkılı kafe Fr chanter şarkı söylemek +ent° << Lat cantare a.a.

şanti

Fr crème chantilly Chantilly kaymağı, şekerle çırpılmış kaymak öz Chantilly Fransa'da bir kent

şantiye

Fr chantier inşaat iskelesi, inşaat yeri << Lat cantharius yük atı, beygir