şallak

şakşuka

onom şak şuk doğrama sesi

şakul

Ar şāḳul/şāḳūl شاقل zipe asılı bir ağırlıktan oluşan duvarcı aleti, çekül Aram şāḳūl שָׁקוּל zağır ≈ İbr şāḳal שקל ztartmak

şal

Fa şāl شال zKeşmir'e özgü keçi yünü örtü

şale

Fr (İsv) chalet [küç.] İsviçre'ye özgü dağ evi OLat *cala İsviçre'ye özgü dağ evi, yayla barınağı

şalgam

Fa şalġam شلغم zşalgam (brassica napus) veya turp (brassica rapa)

şallak

TTü: şallak u mallak "çırıl çıplak" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
peştemalsız uryānen hammāmdan taşra şallak u mallak temāşāya çıkdıkda

≈ TTü cavlak/cıbıldak/çıplak çıplak

 çıplak

Benzer sözcükler: şallak mallak


14.09.2017
şalter

Alm Schalter akım kesici Alm schalten kesmek, yarmak << Ger *skel- << HAvr *(s)kel-¹ kesmek, yarmak

şalupa

İt scialuppa denizcilikte römorkör, çekici Alm Schleppe a.a.

şalümo

Fr chalumeau kamış << Lat calamellus [küç.] kamışçık Lat calamus kamış, kalem +ell°

şalvar

Fa/OFa şalvār شلوار zpantolon, uzun don § Fa/OFa şal شل zbut, bacak Ave var- örtmek (<< HAvr *wer-¹ örtmek, korumak )

şaman

Fr chaman Orta Asya kavimlerine özgü büyücü-din adamı, kam İng shaman a.a. (İlk kullanım: 1698 Adam Brand, Alm. seyyah.) Moğ şaman Budist keşiş Sogd şaman a.a. Sans śramaná श्रमण zzahit, dünya nimetlerini terkeden (Budist veya Jain) dervişi Sans śramyati eziyet çekmek, kendine eziyet etmek