şakirt

şakak

Ar şiḳaḳ/şaḳaḳ شَِقَاق z [#şḳḳ fiˁal çoğ.] şıklar, yarılar Ar şıḳḳ/şiḳḳa(t) شِقَّة z [t.] yarım, gövdenin her iki yanı Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı

şakayık

Ar şaḳāˀiḳ شقايق z [#şḳḳ faˁāˀil çoğ.] anemonlar Ar şaḳīḳa(t) شقيقة z [t.] anemon, Manisa lalesi adı verilen çiçek

şakı|mak

onom şak kuş sesi, çığırtma ve cırlama sesi

şakır

onom su sesi, metal çarpışması sesi, kuş sesi

şaki

Ar şaḳīy شَقِّى z [#şḳw faˁīl sf.] bedbaht, talihsiz, mutsuz Ar şaḳā شَقَا zbedbaht idi

şakirt

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ol anıŋ üstād şāgirdi turur [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
şāgird [[ücretli işçi, bu sözcük Farisīden menkuldür]] [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
şāgird üstād-ıla ˁarbede kılur

Fa şāgird شاگرد zbir ustaya bağlı kişi, çırak, öğrenci << OFa aşakart a.a. (≈ Sogd əşkart- takip etmek, peşinden gitmek ≈ Ave *haşa-karta- takip eden? )

 şikâr

Not: Erm aşagerd աշակերտ "öğrenci" Orta Farsçadan alınmıştır.


23.07.2015
şaklaban

<< TTü *şaklağan TTü şakla- +(g)An onom şak

şakrak

TTü şakla-/şakra- kuş ötmek +Uk onom şak/şakır

şakşakçı

onom şakşak alkış sesi +çI

şakşuka

onom şak şuk doğrama sesi

şakul

Ar şāḳul/şāḳūl شاقل zipe asılı bir ağırlıktan oluşan duvarcı aleti, çekül Aram şāḳūl שָׁקוּל zağır ≈ İbr şāḳal שקל ztartmak