şakayık

şaibe

Ar şāˀiba(t) شائبة z [#şwb fāˁila(t) fa. fem.] leke, bulanıklık, karışıklık, kusur Ar şāba شاب zkarıştırdı, kirletti, lekeledi

şair

Ar şāˁir شاعر z [#şˁr fāˁil fa.] özel bir anlama yeteneğine sahip olan, şiir yapan Ar şaˁara شَعَرَ zşiir etti

şak

onom darbe sesi, kırbaç sesi, alkış sesi, dil sesi, kuş sesi

şaka

~? Ar şaḳāˀ شقاء z [#şḳw faˁal msd.] mutsuz olma, bedbahtlık Ar şaḳā شَقَا zbedbaht oldu

şakak

Ar şiḳaḳ/şaḳaḳ شَِقَاق z [#şḳḳ fiˁal çoğ.] şıklar, yarılar Ar şıḳḳ/şiḳḳa(t) شِقَّة z [t.] yarım, gövdenin her iki yanı Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı

şakayık

"gelincik" [ Ahterî-i Kebir, 1545]
Ve gelincik çiçeği dedikleri maruf kızıl çiçeğe şaḳāyiḳu'n-nūman dérler

Ar şaḳāˀiḳ شقايق z [#şḳḳ faˁāˀil çoğ.] anemonlar Ar şaḳīḳa(t) شقيقة z [t.] anemon, Manisa lalesi adı verilen çiçek


20.08.2015
şakı|mak

onom şak kuş sesi, çığırtma ve cırlama sesi

şakır

onom su sesi, metal çarpışması sesi, kuş sesi

şaki

Ar şaḳīy شَقِّى z [#şḳw faˁīl sf.] bedbaht, talihsiz, mutsuz Ar şaḳā شَقَا zbedbaht idi

şakirt

Fa şāgird شاگرد zbir ustaya bağlı kişi, çırak, öğrenci << OFa aşakart a.a. (≈ Sogd əşkart- takip etmek, peşinden gitmek ≈ Ave *haşa-karta- takip eden? )

şaklaban

<< TTü *şaklağan TTü şakla- +(g)An onom şak