şak

şahnişin

Fa şāh nişīn شاه نشين z«şah tahtı», manzaralı teras veya cumba § Fa şāh شاه zkral Fa nişīn نشين zoturan, oturak Fa nişastan, nişīn- نشستن, نشين zoturmak

şahrem

<< Ar şarḥa(t) شرحة z [#şrḥ faˁla(t) mr.] dilim, yarık Ar şaraḥa شرح zyardı, açtı

şahtere

Fa şāhtare شاهتره zşifalı bir ot, fumaria oficinalis

şaibe

Ar şāˀiba(t) شائبة z [#şwb fāˁila(t) fa. fem.] leke, bulanıklık, karışıklık, kusur Ar şāba شاب zkarıştırdı, kirletti, lekeledi

şair

Ar şāˁir شاعر z [#şˁr fāˁil fa.] özel bir anlama yeteneğine sahip olan, şiir yapan Ar şaˁara شَعَرَ zşiir etti

şak

ETü: çak [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çaḳ oḳ étti [[odun, ceviz, kemik gibi şeylerin kırılmaıyla çıkan çatırdama sesine denir]] [ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
şakladı [şak sesi çıkardı] TTü: şırak [ Meninski, Thesaurus, 1680]
şırak [kılıç çarpma sesi]

onom darbe sesi, kırbaç sesi, alkış sesi, dil sesi, kuş sesi

 şık3

Not: Bir yandan çak/çakır, diğer yandan şık/şıkır grubuyla anlam ilişkisi vardır. /Ç/ ve /ş/ önsesli biçimler 20. yy'a dek eşdeğer olarak kullanılmıştır (çakır çukur, çıkırtı vb.).

Benzer sözcükler: şak şuk, şakkadanak, şaklamak, şaklatmak, şakşak, şırak

Bu maddeye gönderenler: şakı-, şakır (şakrak), şaklaban, şakşakçı, şakşuka


30.03.2015
şaka

~? Ar şaḳāˀ شقاء z [#şḳw faˁal msd.] mutsuz olma, bedbahtlık Ar şaḳā شَقَا zbedbaht oldu

şakak

Ar şiḳaḳ/şaḳaḳ شَِقَاق z [#şḳḳ fiˁal çoğ.] şıklar, yarılar Ar şıḳḳ/şiḳḳa(t) شِقَّة z [t.] yarım, gövdenin her iki yanı Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı

şakayık

Ar şaḳāˀiḳ شقايق z [#şḳḳ faˁāˀil çoğ.] anemonlar Ar şaḳīḳa(t) شقيقة z [t.] anemon, Manisa lalesi adı verilen çiçek

şakı|mak

onom şak kuş sesi, çığırtma ve cırlama sesi

şakır

onom su sesi, metal çarpışması sesi, kuş sesi