şahmerdan

şahıs

Ar şaχṣ شَخْص z [#şχṣ faˁl ] kişi, birey, belli bir kişi Ar şaχaṣa شَخَصَ zdikildi, ayağa kalktı

şahika

Ar şāhiḳ شاهق z [#şhḳ fāˁil fa.] zirve, uç, özellikle dağ zirvesi Ar şahaḳa شهق zsonuna veya ucuna vardı

şahin

Fa şāhīn شاهين zbir yırtıcı kuş ≈ Ave saēna a.a. ≈ Sans śyena श्येन zkartal veya şahin

şahit

Ar şāhid شاهد z [#şhd fāˁil fa.] tanık Ar şahida شَهِدَ ztanıklık etti

şahmaran

Fa şāh-i mārān شاه ماران zyılanlar padişahı § Fa şāh شاه zhükümdar Fa mārān ماران z [çoğ.] yılanlar Fa mār مار zyılan +an3

şahmerdan

[ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Şāh-i merdān Alinüŋ Düldülünüŋ eyeri ağaç [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şāh-merdān: büyük tokmak, rıhtımcı [dolgu set yapan] tokmağı

Fa şāh-i mardān شاهمردان zyiğitler şahı, Hz. Ali'nin ünvanı

 şah1, mert


17.10.2014
şahnişin

Fa şāh nişīn شاه نشين z«şah tahtı», manzaralı teras veya cumba § Fa şāh شاه zkral Fa nişīn نشين zoturan, oturak Fa nişastan, nişīn- نشستن, نشين zoturmak

şahrem

<< Ar şarḥa(t) شرحة z [#şrḥ faˁla(t) mr.] dilim, yarık Ar şaraḥa شرح zyardı, açtı

şahtere

Fa şāhtara شاهتره zşifalı bir ot, fumaria oficinalis

şaibe

Ar şāˀiba(t) شائبة z [#şwb fāˁila(t) fa. fem.] leke, bulanıklık, karışıklık, kusur Ar şāba شاب zkarıştırdı, kirletti, lekeledi

şair

Ar şāˁir شاعر z [#şˁr fāˁil fa.] özel bir anlama yeteneğine sahip olan, şiir yapan Ar şaˁara شَعَرَ zşiir etti