şadırvan

şabalak

Türkiye Türkçesi şavalak "yalpalayan, beceriksiz" sözcüğü ile eş kökenlidir. Türkçe sözcük Türkiye Türkçesi şavala- "kımıldamak, oynamak, yalpalamak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Türkiye Türkçesi aynı anlama gelen çabala- fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

şaban

Arapça şˁb kökünden gelen şaˁbān شعبان z "«yayılma ayı», islami takvimde bir ay" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şaˁaba شعب z "yayıldı" fiilinin faˁlān vezninde masdarıdır.

şabat

İbranice şbt kökünden gelen şabbāth שַׁבָּת z "Yahudilerde dinlenme günü, cumartesi" sözcüğünden alıntıdır. İbranice sözcük İbranice şābath שָׁבַּת z "oturma, dinme, dinlenme" sözcüğünden türetilmiştir.

şablon

Almanca Schablone "karton veya metalden kesilmiş kalıp" sözcüğünden alıntıdır. Almanca sözcük EHol scampelioen "model, nümune" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Fransızca aynı anlama gelen échantillon sözcüğünden alıntıdır.

şad

Farsça ve Orta Farsça şād شاد z "huzurlu, dingin, mutlu" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen şiyāta- sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯ē-to-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) "dinmek, dinlenmek, istirahat etmek" kökünden türetilmiştir.

şadırvan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"süs çeşmesi" [ anon., Dastan-ı Ahmet Harami, 1400 yılından önce]
kızıl altun idi hem şādrevānı / gümiş havza akar anuŋ revānı [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
sciaderuán [şadırvan]: fontana che getta l'acqua in alto [fıskiyeli çeşme]

Köken

Farsça ve Orta Farsça şādravān شاداوان z "1. padişah otağı, 2. süs çeşmesi, fıskiye" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça şād "mutlu, şen, gür" ve Farsça ravān "giden, akan" sözcüklerinin bileşiğidir.

Daha fazla bilgi için şad, revan maddelerine bakınız.

Ek açıklama

"Padişah otağı" anlamında ayrı sözcük olup telaffuzda birleştiği varsayılabilir. Birinci sözcüğün şadur/çadır sözcüğüyle alakalı olması mümkündür.


11.08.2015
şafak

Arapça şfḳ kökünden gelen şafaḳ شفق z "1. zayıflık, kısılma, yumuşama, 2. günbatımı kızıllığı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça şafaḳa شفق z "kıstı, kıskandı" fiili ile eş kökenlidir.

şaft

İngilizce shaft "dal, çubuk, mil, eksen" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Germence yazılı örneği bulunmayan *skaft- biçiminden evrilmiştir.

şah1

Farsça şāh veya şah شاه/شه z "hükümdar, özellikle İran hükümdarı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen χşāyath- sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde χşi- veya χşāya- "muktedir olmak, gücü yetmek" fiili ile eş kökenlidir.

şah2

Farsça şāχ شاخ z "çatal, ağaç dalı" sözcüğünden alıntıdır.

şahane

Farsça şāhāne شاهانه z "şaha ait, krala layık" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça şāh "kral, hükümdar" sözcüğünden +āne ekiyle türetilmiştir.