şadırvan

şabalak

≈ TTü şavalak yalpalayan, beceriksiz TTü şavala- kımıldamak, oynamak, yalpalamak ≈? TTü çabala- a.a.

şaban

Ar şaˁbān شعبان z [#şˁb faˁlān msd.] «yayılma ayı», islami takvimde bir ay Ar şaˁaba شعب zyayıldı

şabat

İbr şabbāth שַׁבָּת z [#şbt] Yahudilerde dinlenme günü, cumartesi İbr şābath שָׁבַּת zoturma, dinme, dinlenme

şablon

Alm Schablone karton veya metalden kesilmiş kalıp ≈ EHol scampelioen model, nümune Fr échantillon a.a.

şad

Fa/OFa şād شاد zhuzurlu, dingin, mutlu << EFa şiyāta- a.a. << HAvr *kʷi̯ē-to-s a.a. HAvr *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) dinmek, dinlenmek, istirahat etmek

şadırvan

"süs çeşmesi" [ anon., Dastan-ı Ahmet Harami, <1400]
kızıl altun idi hem şādrevānı / gümiş havza akar anuŋ revānı [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
sciaderuán [şadırvan]: fontana che getta l'acqua in alto [fıskiyeli çeşme]

Fa/OFa şādravān شاداوان z1. padişah otağı, 2. süs çeşmesi, fıskiye § Fa şād mutlu, şen, gür Fa ravān giden, akan

 şad, revan

Not: "Padişah otağı" anlamında ayrı sözcük olup telaffuzda birleştiği varsayılabilir. Birinci sözcüğün Fa/Tü şadur/çadır sözcüğüyle alakalı olması mümkündür.


11.08.2015
şafak

Ar şafaḳ شفق z [#şfḳ faˁal ] 1. zayıflık, kısılma, yumuşama, 2. günbatımı kızıllığı ≈ Ar şafaḳa شفق zkıstı, kıskandı

şaft

İng shaft dal, çubuk, mil, eksen << Ger *skaft-

şah1

Fa şāh/şah شاه/شه zhükümdar, özellikle İran hükümdarı << EFa χşāyath- a.a. ≈ Ave χşi-/χşāya- muktedir olmak, gücü yetmek

şah2

Fa şāχ شاخ zçatal, ağaç dalı

şahane

Fa şāhāna شاهانه zşaha ait, krala layık Fa şāh kral, hükümdar +āne