şırlağan

şıpıdık

onom şıp ayak sürtme sesi

şır

onom akar su sesi

şıra

Fa şīra شيره z«süte benzer», bitki sütü, özsuyu, şarap Fa şīr شير zsüt, özsuyu +a ≈ Ave χşīrəm süt tortusu, yoğurt ≈ Sans kşīrā ओदन zsütlü bulamaç, bitki usaresi << HAvr *kʷsir- a.a.

şırfıntı

<<? TTü çırpıntı edepsiz kadın

şırınga

Yun siringa σύριγγα zsıvı çekme pompası << EYun sýrinks, syring- σῦρινξ züfleme borusu, su çekme borusu, şırınga EYun sýrō σύρω zçekmek

şırlağan

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
sığırın sade yağıyla pişüreler veya şīrūġan ile tenhā iktifā ideler [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
şırlağan bir yağdır ve aṣlı sūsamdır

Fa şīr rawġan شير روغن zsusam yağı, bitkisel yağ § Fa şīr شير zsüt, bitkilerden elde edilen özsuyu Fa rawġan روغن zyağ

 şıra, rugan


20.05.2015
şıvgın

<<? TTü çıġgın taze dal, filiz TTü çık- +gIn

şiar

Ar şiˁār شِعار z [#şˁr fiˁāl msd.] üzerinde anlaşılan şey veya söz, parola Ar şaˁara شَعَرَ zanladı

şibidak

Alm Schiebedach a.a. § Alm schiebe çekme, kaydırma Alm Dach tavan (<< Ger *thakam a.a. )

şiddet

Ar şidda(t) شدّة z [#şdd fiˁla(t) msd.] sertlik, katılık, zorluk Ar şadda شدّ zsert ve katı idi, sertleşti, gerdi, kastı

şifa

Ar şifāˀ شفاء z [#şfw fiˁāl msd.] iyileşme, tedavi Ar şafā شفا ztedavi etti, iyileştirdi