şıllık1

şezlong

Fr chaise longue uzun koltuk § Fr chaise/chaire sandalye, koltuk (<< OLat cathedra koltuk ) Lat longue uzun

şıh

Kürd şêχ tarikat önderi, saygıdeğer kişi Ar şayχ شيخ z

şık1

Ar şiḳḳ شِقّ z [#şḳḳ fiˁl ] yarım, gövdenin sağ ve sol yanı, iki olasılıktan biri Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı, böldü

şık2

Fr chic 1. becerikli, hünerli, 2. iyi giyimli, zarif

şık3

onom küçük metal nesne sesi

şıllık1

şılġa "cariye, köle kız (Tatarca)" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
şu şehre bir çapul civerüp şu şılga kızlardan ve devkelerden alup Kırımğa doyum varsak [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şıllık: Şırfıntı.

~? Rus sluga hızmetkâr, uşak


12.03.2018
şıllık2

Kürd şilekî pekmezle yenilen tava hamuru, krep

şımar|mak

<? Fa şumār sayı, sayım, itibar

şınav

Fa şināb/şināv شناب/شناو zkulaç atma, yüzme

şıp

onom ayak sürtme sesi, su damlama sesi, ani olay sesi

şıpıdık

onom şıp ayak sürtme sesi