şık3

şeytan

Ar şayṭān شيطان z [#şyṭ faˁlān msd.] İslam inancında anti-tanrı İbr şāṭān שָׁטָן z [#şṭn] düşman, iftiracı, şeytan İbr şāṭan שָׁטַן ziftira etmek, kandırmak

şezlong

Fr chaise longue uzun koltuk § Fr chaise/chaire sandalye, koltuk (<< OLat cathedra koltuk ) Lat longue uzun

şıh

Kürd şêχ tarikat önderi, saygıdeğer kişi Ar şayχ شيخ z

şık1

Ar şiḳḳ شِقّ z [#şḳḳ fiˁl ] yarım, gövdenin sağ ve sol yanı, iki olasılıktan biri Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı, böldü

şık2

Fr chic 1. becerikli, hünerli, 2. iyi giyimli, zarif

şık3

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
şınkırtı TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şık şık: Madeni ince sesler. Şık şık eder paracık. (...) şıkır şıkır: zil ile oynamak, akça saymak. Halhallar şıkırdaması.

onom küçük metal nesne sesi

Benzer sözcükler: şıkıdım, şıkır, şıkır şıkır, şıkırdamak, şıkırdım, şıkırtı, şıngır, şıngır mıngır, şıngırdamak, şıngırtı

Bu maddeye gönderenler: şak (şakı-, şakır, şaklaban, şakşakçı, şakşuka)


10.07.2015
şıllık1

~? Rus sluga hızmetkâr, uşak

şıllık2

Kürd şilekî pekmezle yenilen tava hamuru, krep

şımar|mak

<? Fa şumār sayı, sayım, itibar

şınav

Fa şināb/şināv شناب/شناو zkulaç atma, yüzme

şıp

onom ayak sürtme sesi, su damlama sesi, ani olay sesi